Nun Masalları

7,5/10  (64 Oy) · 
232 okunma  · 
56 beğeni  · 
2.594 gösterim
Nazan Bekiroğlu’nun Unutulmaz Eseri “Nun Masalları” Timaş’ta.

Masal gemisi, nihayet İstanbul Boğazı’ndan, son padişahla son şehzadesini alarak uzaklaştı.
Hiçbir şey kalmadı geriye.
Bir büyük boşluk kaldı geriye.
Bir deutun bunları, bulutların ufuk üzerinde koştuğu güz akşamları, kıyıya iyice yanaşan masal gemilerinin gölgelerine bakarak ve dahi o gölgeleri kendisi gibi görebilecek başkalarının varlığını da vehmederek dalgalara söyleyen öykücü.
  • Baskı Tarihi:
    2007
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    978-975-263-668-2
  • Yayınevi:
    Timaş
  • Kitabın Türü:
1 Çay 1 Kitap™ 
 24 Nis 12:07 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Birbirinden çılgın on iki hikaye... Hele ki Enderun Ağasına aşık ve aşkından bitap bir genç kalfa; genç kalfaya olan aşkı kendisine tüm ülkede ünlenecek şiirler yazdırtan bir mezarlık bekçisi ve dertlere deva gizemli bir lalenin hikayesi var ki!"

Nazan Bekiroğlu'nun bu kitabını Elfida’nın kaleminden tanımak için : http://1cay1kitap.com/nun-masallari/

Esraa 
01 Ağu 11:11 · Puan vermedi

Şimdiye kadar sayfası az olmasına rağmen bu kadar uzun süre elimde kalan bir kitap olmamıştı. Bu kitap ilk oldu. Neden bilmiyorum ama bir türlü kitaba kapılıp gidemedim. Açıkçası ilgimi ve dikkatimi çekemedi yazar. Kitabın beğendiğim bir tarafı ise sayfa tasarımları onlar da olmasa sanırım kitabı yarım bırakmak zorunda kalacaktım.. :)

Nadiye Aksu Bozan 
06 Şub 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · Puan vermedi

Kutuphanemde yedi yıllık okunmayi beklemenin verdiği bir yorgunluk vardı sayfalarda o yüzden çok akıcı bir okuma olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu biraz benim okumaya ayırdığım zamanla biraz da Nazan hocanın üslubuyla alakali bir durumdu sanırım. Bir otobüste, banka yada hastane kuyruğunda, çok bunalmış olduğunuz bir zamanda okunacak bir kitap değil bana göre. Bu kitap için özel dingin ve mutlu bir zaman ayırmanız gerekiyor. Söylemler muazzam ama bütün cümleler üzerinde düşünüp hayal etmeniz gerekiyor tam manasıyla olaydan kopmamak için. Bir de öyle her hangi bir sayfada birakamiyorsunuz okumayı çünkü tekrar başladığınızda önceki sayfalarla bağlantı kurmak epey zorlaşıyor.
Aralara serpiştirilmiş manzum kısımlar biraz yoğun anlamlar içerdiği için öyle hemen okuyup geçilecek cinsten olmadığı için sayfalarda ilerlemek çok kolay olmadı benim için.
Bütün bunların yani sıra yine de her kütüphanede bulunması gereken bir kitap diyebilirim. Farklı bir kitabı okurken bile arada elinize alıp şöyle bir göz gezdirerek kafanızı dagitabileceginiz kadar da edebi lezzeti yoğun bir eser olmuş. Güzel mutlu dingin zamanlarının için yanınızda olması temennisiyle.

Esma 
10 May 16:13 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nazan Bekiroğlu'nun okuduğum ikinci kitabıydı bu. İlk kitabında kendimden çok şey bularak ikinci kitabını da okuma gereksinimi duydum ve yine kendimden çok şey buldum.Öyle güzel yüreğe dokunan bir kitap ki adeta okurken biri size sözleriyle sarılıyormuş gibi hissediyorsunuz.Bu kitap hiç bitmemeli hikayeler devam etmeli denilen kitaplardan bir tanesi kesinlikle.

Corpus 
08 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Biliyorum çoğu kişi için favori değil bu kitap ama benim için gerçekten çok özeldir. O kadar kendimi bulduğum ve etkilendiğim bir kitap ki nasıl yorum yapacağımı bilmiyorum.

Aşsız eşsiz işsiz 
17 Eyl 15:18 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Benim işime yarayabilecek tek yanında yaşanamayanın acısı. Bunca yaşanmışsa rağmen yarım kalanın..
Siz hep yaşayandınız. Ben dışardan bakan
Siz hep dokunandınız . Bende dokunamayan
Ben kendimi sizin hayatınıza gönüllü devreden,siz o hayatı devralan..
Ben........

Suskun/ca 
16 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çocukluğumun masallarında imzası olmasa da şimdi okuduğum masallarda Nazan hocamın imzası var... Osmanlı devrinden seçip çıkardığı tüm o güzel kelimeleriyle sıraladığı dizelerde kayboluyorum daima... Hep yazsa keşke o... Bende hep okusam...

Baturay Gül 
 03 Eyl 01:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Postmodernist Bir Yaklaşım ile Nun Masalları

Nazan Bekiroğlu’nun Nun Masalları kitabında bulunan “Ayine-i Mücellâda Nihanız” öyküsünün ilk olarak ismine değinerek incelememe başlayacağım. Bekiroğlu Neşati’nin şu beyitlerinden alıntı yaparak metinlerarasılık yapmıştır:
Ettik o kadar ref‟-i taayyün ki Neşatî
Ayîne-i pür-tâb-ı mücellâda nihanız
Aslında metnin vermek istediği mesaj henüz öykünün başında yani öykünün başlığında bir alıntı ile bizim gözümüze gözümüze sokulmuştur. Beyitin günümüz Türkçesi ise şöyle:
“Ey Neşâtî! Görünülürlüğü o derece ortadan kaldırdık ki cilâlanmış, parlak aynada sır olduk.”
Bu beyitteki asıl mana ise; Yunus Emre’nin “Bir ben vardı benden içerü”, Arthur Rimbaud’un “Je est un autre.” (ben bir başkasıdır) gibi fikirlerine benzeyen bir manadır. Bu iki benzer cümlede ki ben’lerin içerisindeki ve başkası olan ben “Ayîne-i pür-tâb-ı mücellâda” sırra kadem basan bendir. Tasavvufun devir naziriyesine göre; hedef mutlak varlıktan ayrılan, yeryüzüne inen ve her zaman “nostaljik” (asıl yurduna, koptuğu makâma geri dönme arzusu) bir hâlet-i rûhiyeye sahip olan insanın belli bir sistem dahilinde irtifâ ederek mutlak varlığa, ana yurduna kavuşmasıdır. Bu da benlik davâsından, mâsivâdan (sevgiliden, Allah’tan başka her şey), maddî ve fânî olan her şeyden vazgeçmekle mümkün görülmektedir. Öykümüzün ismini okuduktan sonra karşımıza çıkan üç satır oldukça ilginçtir:
“Hattat seni terk etmeliyim.
Hattat seni terk etmeliyim.
İstisnasız bütün benliğimi reddettiğim için hattat seni terk etmeliyim.”
Neşati’nin beyitinden hareketle yukarıda bahsini açtığım tasavvufi bilgi sonrasında bu satırları okumak her şeyin yerli yerine oturmasını sağlıyor aslında. Yazar tek bir dizeye metinlerarasılık metonun anıştırma tekniği ile göndermede bulunarak aslında 13 sayfalık hikayenin özünü bize çaktırmadan vermiştir diyebiliriz. Yazar asıl benliğini bulmanın, asıl sevgiyi keşfetmenin yolunun diğer beninden yani reddettiği benliğini (hattattı) terk etmekten geçtiğini düşünmektedir. Alt metinde gizlenen şeylerle birlikte metin daha iyi bir manaya kavuşmakta. Hattat demişken biraz da hattat’ın üzerinde durmak isterim. Neden Nazan Bekiroğlu bir insan ismi kullanmak yerine bir zanaatkar ismi kullanmıştır? El-cevap Bekiroğlu bu noktada da postmodernist ustalığını göstererek bu tutumla, bize postmodernizmin özneyi ortadan kaldırmaya yönelik çabalarını hatırlatmaktadır. Yazar, isimsiz kahramanlara yer verdiği hikâye kitaplarının her ikisinde de kişilerin şu ya da bu oluşu üzerinde durmaksızın onların bilincinde yer tutma, onların bilincinden bugüne; bugünün bilincinden de onlara bakabilme kaygısı taşır. Yazar, unutulmaz roman ya da hikâye kahramanları yaratmaya çalışmaz. Önemli olan öznenin, kahramanın benzersiz oluşu değildir. Bilakis yazar, kim olduğu o kadar da önemli olmayan kahramanların, bugünün insanıyla benzerliklerinin neler olduğuna önem verir.
İsim bahsinden sonra tekrar metinlerarasılık kullanılan yerlere değinelim. Yazar, daha sonraki sayfalarda hikâye kahramanlarından hattata Şöyle seslenir:
“Hattat biliyorsun değil mi hiçbir şey gözyaşından daha temizleyici ve arıtıcı değildir. Leydi Makbet kelebek ellerini muhayyel ve sonsuz musluklarda değil, gözyaşlarında yıkamalıydı.” Yazar bu satırlarla birlikte William Shakespeare’in Macbeth adlı eserine gönderme yapmıştır. Yazar hattatın yaşadıklarından pişman olarak gözyaşı dökmesi ile Leydi Makbet‟in vicdan azabı arasında bir ilgi kurmuştur. Bir başka metinlerasılık örneği ise şu satırlarda:
“Tantal’ın çektiği azap bunun yanında az kalıyordu-” Azra Erhat’ın Mitoloji Sözlüğü adlı kitabında Tantalos’u şöyle anlatmıştır:
“Lydia kralı Tantalos hem efsane dal budak salmış lanetli bir soyun atası hem ölüler ülkesinde çektiği ceze ile ünlüdür. Kendisi Zeus ve Pluton’un oğlu sayılır.” Tantolos söylentilere göre tanrıları tam belli olmayan bir sebep yüzünden öfkelendirmiş ve Tantalos işgencesi diye dillere geçmiş olan bir ceza almıştır. Homeros Odysseia’da bu cezayı anlatmaktadır. Yazarımız ise kendi çektiği sıkıntılar ile Tantal’ı yani Tantalos’u karşılaştırarak kendi çektiği azabın daha fazla olduğunu Tantalos efsanesine göndermede bulunarak anlatmıştır.
Bir diğer metinlerarasılık yapılan satırlar ise şunlardır:
“Oysa biz hattat, mavi ırmaklar içinde doğmuştuk. Ağaç kovuklarından mavi ışıklar yükseldiği bir gece. Çobanlar ateş etrafında kır türküleri söylüyorlardı.” Burada ise Türeyiş Destanı’na göndermede bulunmuştur.
“Saçlarımızı arkadan tek örgü yapıp berrak su kıyısına eğildiğimiz zaman, ne kadar güzeliz, diyorduk. /Su kıyısında öyküsünü bildiğimiz nergisler” diyerek Narkissos’a göndermede bulunmuştur.
Postmodernist yazın metodlarından üst kurmaca ise Nun Masalları’nın ve onun özelinde Ayine-i Mücellâda Nihanız adlı öyküde tamamen üzerine inşaa edilen tekniktir. Yazarın, bu eserin neredeyse tamamında yazma eylemi üzerinde odaklanmış olması, yazma sürecini ve bu sürecin zorluklarını, kahramanlarıyla değerlendirir gibi görünerek okurla paylaşması da postmodern anlayışın ürünüdür. Bekiroğlu bu öyküde durmadan hattata seslenir onunla konuşur gibi görünür lakin asıl konuştuğu kişi önceden de belirttiğim gibi olmak istemediği, terk etmek istediği benliğidir. İspatı ise öyküdeki şu satırlarda bulmaktayız:
“Bildiğim tek şey hattat ben’im ben hattat’ım.”

Monaroza 
 20 Tem 16:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ben de kütüphanesinde bu kitabı yıllarca bekletenlerdenim. Çok kolay okunabilen bir kitap değil, tamamen dingin ve sakin bir kafayla okunması gerekiyor. Birkaç yıla yayarak yarım yarım okudum ve bugün bitirmiş bulunuyorum. Nazan Bekiroğlu'nun tasvirleri ve ifade ediş biçimi beni çok etkiliyor. Bu kitapta da bunu sık sık yaşadım. Masal tadında film gibi bir eserdi. Beni çok etkileyen bir kısımla bitirmek istiyorum.

İçindeki öyküyle dışındaki öykü o kadar az benziyor ki, dedi gemi, seni hiç anlamayacaklar.

Hemze Sin 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yıllar önce okuduğum, o zaman da yıllar önce okumuş olduğum ve tekrar okuduğu
m kitap. İnsan okumayı sevse de kendini böyle okutan, sayfalarına çağıran kitap çok yoktur malum. Nazan Bekiroğlu'nun benim için "Öykücü" kelimesine en koyu karşılık olmasının sebebi de bu kitap olmalı...

2 /

Kitaptan 98 Alıntı

1 Çay 1 Kitap™ 
24 Nis 20:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kendimi korumak için korunaksızlığımı arttırmaktan başkaca da bir işe yaramayan şeyi, en iyi susmayı biliyorum.

Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 97 - Kitapla ilgili yazımızı profildeki linkten okuyabilirsiniz. Okumayı unutmayın!)Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 97 - Kitapla ilgili yazımızı profildeki linkten okuyabilirsiniz. Okumayı unutmayın!)
Muharrem Okumuş 
27 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben ki, hep özne oldum ömrümün yollarında, lâkin hiç eylem olamadım.

Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 91 - Timaş Yayınları)Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 91 - Timaş Yayınları)
Mâsiva 
08 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bugün dünlerim için ağlıyorum,dedi,yarın da bugünlerim için zahir.

Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 82 - Timaş)Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 82 - Timaş)
1 Çay 1 Kitap™ 
26 Nis 20:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Ölümü anlamak kolay da, ya bu varlık ne oluyor?
Uyumuşum uyanmışım, bir de bakmışım ki varmışım.

Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 100 - Kitapla ilgili yazımızı profildeki linkten okuyabilirsiniz.)Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 100 - Kitapla ilgili yazımızı profildeki linkten okuyabilirsiniz.)

Beni anla.
Bana vâkıf ol.
Beni oku.
Sesim sana ulaşsın.
Sende çoğalayım.
Sende yankılanayım.
Sana bölüneyim.

Nun Masalları, Nazan BekiroğluNun Masalları, Nazan Bekiroğlu
Mâsiva 
06 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sesini duymak isterdim. İsterdim ki bir akşam üzeri,martılar kar çiçekleri arasında çığlık atarken seninle de bir deniz kıyısında karşılaşalım. Ağla ve ben senin sesini duyayım.

Nun Masalları, Nazan BekiroğluNun Masalları, Nazan Bekiroğlu
Ferah 
14 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Beni anla, bana vâkıf ol, beni oku
Sesim sana ulaşsın; sende çoğalayım,
sende yankılanayım, sana bölüneyim.
Daha ne isterim, ne olsun daha?"

Nun Masalları, Nazan BekiroğluNun Masalları, Nazan Bekiroğlu
Mâsiva 
05 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... beni bir tek sen anlarsın. Sen beni tam anlarsın. Hiç boşluk kalmadan.

Nun Masalları, Nazan BekiroğluNun Masalları, Nazan Bekiroğlu
Mâsiva 
08 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ya Rabbim,demişti,ölüme en az yakışan şey çocuk. Sen ölümü şu en az yakıştığı suretten uzak tut.

Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 88 - Timaş)Nun Masalları, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 88 - Timaş)

Kitapla ilgili 1 Haber