Adı:
Mor Mürekkep
Baskı tarihi:
Aralık 2004
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753626880
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Mor Mürekkep, birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir kitap veya bir şahıs, kimi zaman da edebi bir sanattan hareketle farklı zaman ve duygusal iklimlerde kaleme alınan bu denemelerde her şeyden önce kıvrak ve akıcı bir Türkçe, bilgi dağarcığınızı zorlayan ve harekete geçiren bir birikimle karşılaşacaksınız. Mor Mürekkep’in çağrışımları okkasında duramayacak kadar zengin ve derin.
(Tanıtım Bülteni'nden)
"... Hele mor mürekkep. Aramaya kalkışsanız kırtasiyeci yüzünüze bir garip bakacak. Yine de ben işte, bütün bunları yazdım. Yazdıklarımın bir kısmını kalemime mor mürekkebi çekmeden evvel ben de bilmiyordum, yazarken öğrendim. Bir kısmını ise biliyordum. Keder gözyaşlarının mor olduğunu biliyordum örneğin."
(sayfa 123)

Uzun zaman sonra Nazan Bekiroğlu kitabı elime alınca kopamadım, bırakamadım. Sayfalar aktı gitti. Ne kadar özlemişim şiir kokan cümlelerini, buram buram tüten edebiyat kültürünü. Edebiyata dair çok şey öğreniyorum kendisinden. Araştırmak, bilmek hissi doğuyor. Bunların yanına hemen işaret koyuyorum. Kendi gibi zarif, nahif kalemi iyi ki var. Kendisi de iyi ki var.

Her yazısında kendimden bir şeyler buldum, hissettim. Ama bir kısım var ki daha çok sevdim. Mektup yazan, her yerde mektup seti arayan biri olarak, Hüsn-i Talil bölümündeki ecdadımıza ait mektup satırlarına ve mektup hitaplarına tek kelime ile bayıldım diyebilirim.

Etkinlik için ayrıca çok teşekkür ederim. Çok memnun kaldım. :)
Nazan Bekiroğlu okumak onun dünyasına, satır aralarında misafir olmaktan da öte. Yüreğinize dokunacak o kadar söz, o kadar cümle ve o kadar noktalama dahi var ki sözcüklerin yüreğinize işlememesi için ayrıca çaba göstermeniz lazım. Anlatımı ise o kadar akıcı ve duru. Bu eserde başka eserlere sıkça çağrışımlarda ve atıflarda bulunması bu akıcılığı bir kaç noktada sekteye uğratabilir. Daha doğrusu eğer zaten okuyan biriyseniz her çağrışım ve atıfta, kitap içinde yeni bir kitap, Nazan Hoca'nın penceresinden nice yazarlar ve şairler beliriyor gözünüzde. Bu noktada daha fazla okumam gerektiği, yolun henüz çok başında olduğum itirafında da bulunmak istiyorum.

Herhangi bir kelimeden çok güzel ufuklara yelken açabileceğiniz bir eser. Yazar bazen size tembihlerde bulunurken, en çok da bir kıssa ile sizi kendinizle baş başa bırakıyor. Dahası kendinizden de öte bir dünyanın arayışı içersinde okuyorsunuz kitabı.

Deneme türünde, bir birinden bağımsız halde yazılmış gibi duran bölümlerden oluşsa da eser, kitabın seyri ilerledikçe bağımsız olan bölümlerin kelime kelime, ince ince bağlandığını fark ediyor, bir sonraki bölümü ayrı, apayrı heyecan ve merakla bekliyorsunuz.

Kendime dair, kitabı okuduktan sonra artık her kelimede, her harfte, her noktada ki noktalar kümesi tüm kelime ve harfler, değil bir mana binlerce mana arayışı içerinde olacağım kanısındayım. Bir “Nûn Masalı” ise şayet yazılanlar, bana dair olan da bir “Mim Masalı”dır kim bilir. Mim ile başlayıp, yine mim ile kendini tamamlayan ismimin yüklediği manadır benim de bir ömür, bir “muharrem” olarak, bir “yasak” olarak yaşayışım. Bundandır belki de benim kendime dokundukça cennetten kovulmak misali yalnızlık sürgünlerim, bundandır belki bana dokunanın ismimin manasından nasipdâr olması.

Okuyalım dostlar, kendimize, ismimize ve ömrümüze manalar yüklercesine. Yaşamakla birlikte ölümü de kabullenircesine okuyalım, okutalım.

İyi okumalar…
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.916 Oy)19.833 beğeni45.412 okunma3.480 alıntı191.952 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.097 Oy)13.909 beğeni36.021 okunma3.754 alıntı153.073 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.219 Oy)9.207 beğeni27.483 okunma2.920 alıntı121.130 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.906 Oy)9.180 beğeni30.098 okunma922 alıntı146.136 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.883 Oy)9.422 beğeni26.499 okunma1.791 alıntı135.276 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (5.041 Oy)5.712 beğeni18.989 okunma963 alıntı95.579 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.705 Oy)9.655 beğeni27.104 okunma1.996 alıntı125.517 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (4.414 Oy)5.277 beğeni19.414 okunma873 alıntı80.577 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (9.979 Oy)11.765 beğeni29.521 okunma1.681 alıntı154.490 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (3.271 Oy)3.476 beğeni15.609 okunma896 alıntı49.043 gösterim
Mor Mürekkep Üzerine Hafif Bir Yazı;

Yazar, "Yaşı kırka geldiği gün, hayatının anlamını bir türlü öğrenemediğini fark eden yazıcı, 'Madem böyle olmuyor' dedi, 'Ben de farklı bir yol tutarak hayatımın anlamını çözerim, hayatımın ve böylece hayatın anlamını." diyerek Mor Mürekkep serüvenini başlatırken okuyucuya biraz ipucu veriyor bu kitabı neden yazdığı ve okuyucunun bu kitabı neden okuması gerektiği hakkında.

Beş kısma ayırıyor yazılarını/hayatını ve her kısımda binlerce pencere açıyor okuyucuya hayat hakkında. Yazıyor, okutuyor; hayatının anlamını kavrıyor, hayatın anlamını kavratıyor...

Hayatın sadece beş harften ibaret kof bir kelime olmadığını anlatıyor her satırında.

Sadece tek bir anlamı karşılayan bir kelime olmadığını anlatıyor satırlarındaki tahtına oturtulduğunda.

Arapça'daki 'Elif' harfi gibi, yanına eklenen her harfle farlı bir anlama bürünebilen bir kelime olduğunu kavratıyor.

"Mürekkep neredeyse tarihe karışıyor." diyerek hayatı mor mürekkeple karıştırıp tarihin hayatın ta kendisi olduğunu kavratıyor okuyucuya.

Kays'tan (Mecnun) Yusuf'a, Ekho'dan İsa'ya, Hamlet'ten Hüsrev'e, Puşkin'den Edhemoğlu İbrahim'e varana kadar yüzlerce kişiyi misafir ediyor satırlarında, sabit kalemlerin kağıda düştükten biraz sonra rengini mora teslim etmesinin ispatı ve mor mürekkebin nasıl hayatı yansıttığını göstermek için.

Eser hakkında bir şeyler söylemek çok mümkün değil ve açıkçası yazarın kalemine dil uzatmak da haddim değil. Yine de ben işte, haddim olmayarak bütün bunları yazdım. Bibliofili olarak edinmem gereken dersleri edindim ve mor mürekkep ile bu kelimeleri satırlara dizerek ölümsüzleştirdim.
Mürekkep.. Mor mürekkep. Aramaya kalkışsanız kırtasiyeci, yüzünüze bir garip bakacak. Yine de ben işte, bütün bunları yazdım. Yazdıklarımın bir kısmını kalemime mor mürekkebi çekmeden evvel ben de bilmiyordum, yazarken öğrendim. Bir kısmını ise biliyordum. Keder gözyaşlarının mor olduğunu biliyordum örneğin.
İkiye katlanmış kağıtlar arasında bir damla mor mürekkebin bıraktığı lekelerle oyalanan bir çocuktum. Buyrun işte burası benim içim.

Nazan bekiroğlu..Naif yazar diyorum ben ona.bizi böyle davet ediyor kitabına. Hemen hemen her sayfasında alıntı aldım diyebilirim.Kelimelerle dans eden kadın, ilk kitaplarından biri Mor mürekkeb, okurken aşama aşama nasıl çok daha iyi olduğunu görebiliyorsunuz.
Sizde Nazan bekiroğlu kalemini sevenlerdenseniz mutlaka okuyun. Hiç okumadıysanız eksiğiniz çok :)

Keyifli okumalar.
Münferit konuların ahenkle dansedişi...
Yer yer bu münferit konular,yine ahenkle biribirine ilintilenmiş.

Yazar kimi zaman kitabın ismi de olan mor renkle,kimi zaman bir kişiyle,kimi zaman bir kavramla,sanatla edebîce ve ustaca dans etmiş.

Beş bölüm ve her bölümün alt başlıklarından oluşan eser,yazarın ruh iklimini okuyucuya neredeyse tamamen duyumsatıyor.
Elbette ferdi olarak sizi daha çok saran,daha çok altını çizeceğiniz konular olacaktır.
Şahsen altını çizip sahiplendiğim,yıldız koyduğum yerler oldukça fazla.
Yazar bu konuyu da ele alıyor.Şöyle ki:
Konu başlığı;Altı Çizili Satırlar
Ben de altını çizdiğim cümleleri belirteyim:
"Altı çizilmiş her satır kendi bütünlüğünden çıkmış Ve bir daha geri dönse de farklı bir yükle yüklenmiştir artık kendi Ruhumda dair yeni bir okuma dahası Yeni bir yazma farklı bir bütünlük yeni bir yolculuk."

"Satır altını çizerek okuma bir yazara yapılacak en büyük haksızlık. Onun çizdiği güzergahın dışında bir yolculuk.
İşaret ettiğinin dışında bir fark ediş bir yanlış anlama dahası. Ama aynı zamanda bir yazara verilebilecek en büyük armağan da satır altlarını çizerek okuma.
Eco diyor ya bir yazarı mutlu edebilecek şey, metninde kendi düşündüklerinin fark edilerek okunmasıdır."


Olumsuz eleştirim;Timaş Yayınevine.Virgülü kullanma konusunda.

İçinizdeki yangına bir ses,bir nefes arıyorsanız,mor mürekkebin ses verip,konuşturduğu bu eserle tanışın.
Kitabı okumaya ilk başladığımda sıkıldım açıkçası ama "Eşik" bölümüne geldikten sonra keyif almaya başladım ve kitap çok hızlı ilerledi.. Her başlıkta farklı bir konuyu ele alıp o konunun içinde de bir çok şair ve yazardan onların roman, hikâye ve şiirlerinden örnekler vererek farklı bir hava katılmış. Kitabın sonuna gelmeden bazı yerler yine sıkıcı geçse de sonunu güzel bağlamış. Okunası kitaplardan :)
Hayırlı geceler

Bir kitap daha sonuna geldim. Nazan Bekiroğlu Hanımın okuduğum üçüncü kitap. Kitap okurken hiç şaşırmadım. Yine kuvvetli kalem , yine ağır kitap. Okurken anlamakta zorlandım gerçekten. Hatta kitap hiç bitmeyecekmiş gibi geldi. Ama bu yazarın suçu değil, tam tersi yazarın başarısı sayesinde oldu. Mor Mürekkep kitabı okurken tavsiyem sakin kafa ve sindire sindire okumanızı tavsiye ederim. Yoksa anlamaktan zorlanırsınız . Dediğim gibi kitap bana ağır geldi ama tavsiye ederim
Kitap çok güzel ve etkileyici. Nazan Bekiroğlu'nun okuduğum ilk kitabı ve bazı yerleri anlamakta güçlük çektim. Bazı şeyleri anlayamadım. Anlayınca da çok hoş bir tat bırakıyor insanda. Edebi birikimim daha artınca belki 5-6 sene sonra tekrar okurum.
//
"Sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman."

Güzel ve şiir tadında bir kitap daha sona erdi. Nazan Bekiroğlu'nun Mor Mürekkep kitabı; deneme türünün sıcaklığı ve samimiyetinin yazıya dökülmüş hali. Kitapta Nazan hoca birçok şair ve yazardan alıntılar yaparak oldukça zengin bir hale getirmiş bu güzel eseri. Tabi bunda yazarın geniş kelime dağarcığının da rolü çok büyük. Buram buram edebiyat kokan derin ve dingin bir kitap. Okumayanlara tavsiye ederim.
Nazan Bekiroğlu'nun keyifli denemeleri.Daha sonra okuduğum kitaplarında hep bir "Mor Mürekkep" hissi arasam da nafile.Zirvede bırakmadığı iyi olmuş tabi de biz de garip bir okuruz bekliyoruz işte aynı tadı ya da aynı içtenliği mi demeliyim?Bilemedim şimdi.
İlk okuduğumda bişey anlamadığım,ama daha sonra okudukça okuyasım geldi.aslında bu kitabı anlamak için nazanın dilini biraz tanımanız gerekiyo.kesinlikle tavsiye ederim.ama dediğim gibi biraz ağır.
Sorgulamak gerek bazen hayatı neredeyse bütün satırların altını çizdiğim eser diyebilirim bana hitap ediyor gibi özel hissediyorum Mor Mürekkebi okurken ...
Bir "yazar" artık "yazmaz" olduysa,
Bilin ki ya sahiden yaşıyordur.
Ya da sahiden ölüyordur.
Ziya Paşa diyor ya, insanın ihtiyacı bir lokma ekmek iken, bu keşmekeş-i derd-i ihtiyaç neden?
Dünyayı bensiz kılmıştım da beni dünyasız kılamamıştım. Olmadı kısacası. Yokluğun yolu bilinmemekten değil, bilmemekten geçiyordu, anladım.
Neden yokluklarında bıraktıkları boşluk, varlıklarıyla doldurdukları yerden bunca geniş? Her defasında kendimizi de çoğaltarak ilâve ettiğimizden mi?
Klişe dua makbul değil. Kabuk ve ezber daima sözün mahiyetinde tehlike. Bu yüzden dua hep aynı kalmamalı. Daima yeni olmalı. Yeni idrakle, yeni hisle, yeni psikolojiyle. “Yalvararak ve yüksek olmayan bir sesle”. Ve her defasında yeniden hissederek. Ve kelâm olmanın ötesinde. Hâl içre. Söyle. Kalbinin üzerinden geçiyorken her şey. Sen kalbinin altında kal ve hecele.

Çünkü dua ve aşk “bir daha” değildir. Hep yenidendir.
Fakat aynı kelimeleri kullansalar da söyledikleri şey birbirinin aynı değil. Çünkü birinde kelimeler yaşantının ifadesi, diğerinde yaşanmadan sezilenin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mor Mürekkep
Baskı tarihi:
Aralık 2004
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753626880
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Mor Mürekkep, birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir kitap veya bir şahıs, kimi zaman da edebi bir sanattan hareketle farklı zaman ve duygusal iklimlerde kaleme alınan bu denemelerde her şeyden önce kıvrak ve akıcı bir Türkçe, bilgi dağarcığınızı zorlayan ve harekete geçiren bir birikimle karşılaşacaksınız. Mor Mürekkep’in çağrışımları okkasında duramayacak kadar zengin ve derin.
(Tanıtım Bülteni'nden)

Kitabı okuyanlar 387 okur

  • Ayşe Durukan
  • Selma
  • Başak Ankuttepesi
  • Yılmaz GÜL
  • Zeliha Oğraş
  • Rumeysa Kaptan
  • İlkayguru
  • Esenglll
  • Pınar Vardar
  • Hatice Yazan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%17.3
25-34 Yaş
%42.1
35-44 Yaş
%21.8
45-54 Yaş
%5.3
55-64 Yaş
%2.3
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.1
Erkek
%22.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.2 (25)
9
%18.5 (17)
8
%37 (34)
7
%10.9 (10)
6
%4.3 (4)
5
%1.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%1.1 (1)
1
%0