Kelime Defteri

·
Okunma
·
Beğeni
·
5420
Gösterim
Adı:
Kelime Defteri
Baskı tarihi:
Eylül 2014
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050817805
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Ben ilkokula gittiğim yıllarda öğretmenimiz bize Kelime Defteri tuttururdu. Alfabetik fihrist formunda, ince uzun bir defterdi bu. Türkçe dersi sırasında karşılaştığımız yeni bir kelimeyi ve onun anlamını günlük defterimize değil Kelime Defteri'ne yazar, karşı tarafta cümle içinde kullanırdık. Böylece kendimize ait sözlüğümüz oluşurdu.

Şimdi ben de kendi kelimelerimi merak ediyorum ve onları bir araya getirerek cümle içinde kullanmayı deniyorum. Bir tür Kelime Defteri çıkarmak istiyorum kısacası. Bir de merak ediyorum, acaba fark etmediğim kelimelerim de var mıdır benim? Yoksa hepsinin farkında mıyımdır?

İşte benim Kelime Defteri'm...

Aşk: Ezelden beri aşk olduğu için kelimelerin en başına yazıldı.
İnsaniyet: Her türlü davanın üstünde.
Tabiat: Yarı ölü düştüğüm bahçede yabani bir lâvanta çiçeğini saçlarımın arasına takma arzusunu duyduğumda, beni taşıdığım can hatırına onaracak olanı da tanıdım.
Nergis: Gül devrim, lâle devrim geçti. Şimdi nergis devrimdeyim.
Karadeniz: Karadeniz'in ayrı bir kimliği var. O yüzden Kelime Defteri'nde Deniz'e rağmen Karadeniz var. İçinde Fırtına.
Çay: Çayı yaratan Allah'a hamd olsun. Ya yaratmamış olsaydı!
Yazı: Hayatımın merkezinde duran şey yazıdır, yazarlık değil.
Defter: Bitti. Oysa benim daha çok kelimem kaldı. Su gibi. Ateş gibi.
(Tanıtım Bülteninden)
256 syf.
Kelimelerin konuştuğu bir kitaptan herkese Merhaba :D

Üslûp olarak, yaşadığımız bu yüzyılda kalemini sevdiğim biri Nazan Bekiroğlu onunla Yusuf ile Züleyha kitabı ile tanışmıştım. Şiirsel anlatımıyla sizi yormayan hatta içinizi pamuk gibi eden cümleleri ile.Ki uzun zamandır dinginlik istedigim şu günlerde ufak bir terapi oldu diyebilirim.

Gelelim Kelimelerin Defteri olan bu kitaba öncelikle ilk defa Nazan Bekiroğlu okuyacaksınız bu kitap ile başlamamanızı tavsiye ederim. Zira şöyle bir şey var bu kitap Bekiroğlunun bir nevi içini döktüğü edebiyat denemelerini oluşturuyor.Yani onu daha yakından tanımak isteyip iç dünyasını görmek isteyenlere daha geniş bir yelpaze sunuyor.

Içeriğe gelirsek ilk başta kendince bazı kelimelere değişik tanımlar vermiş ve ardından başlıklar hâlinde deneme yazılarını sınıflandırmış.Yaşantı,Kavram ve olgu daha sonra yazar-eser şeklinde başlıklar altında yorumları yani denemeleri var. Bir başka başlığı ise izlediği filmler ve filme bakış açısı.Bekiroğlu her türlü sanatsal faktörü sanat için seven biri.Ki burada ona dair çok şey göreceksiniz.

Gel gelelim "Ben Artık Düz Cümleler Kurmak İstiyorum" adlı başlığa burada dilinin neden süslü olduğunu açıklamış.
Duygularını çok yoğun yaşayan biri ki bunu zarif cümlelerinden anlamak mümkün.

Bir söyleyişe katılmak isterseniz bu kitap sohbet havası ile tam sizlik efendim şimdiden iyi okumalar dilerim.
256 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Nazan Bekiroğlu’nun okuduğum en son kitabı olan Kelime Defteri deneme türünde yazılmış bir eserdir.Yazarın diğer deneme türünde yazılmış eserleri gibi bu da edebi olarak sözcüklerin kullanım şeklide çok iyi ve yerinde kullanılmış.Ödüllü deneme kitabı olan Cümle kapısı’nda aldığım hazzı bu eserinde de aldım.Kitapta en beğendiğim bölümü renklerden bahsettiği bölümdür.Kitapta birbirinden güzel alıntıları beğendim ;
“Ve ben artık insanlardan insaniyete sığınıyorum.”
“Geçmişi iptal ettiği gibi geleceği de vaad eder beyaz.Yeni başlangıç beyaz saydadır bu yüzden iyi dilekler en çok ona yakışır.”
Keyifli Okumalar Dilerim
256 syf.
Nazan Bekiroğlu'ndan daha önce hiç okumamıştım. Sitede paylaşılan alıntılarını okuyordum. Bu alıntılar üzerinden yazarın, sekr - "manevi sarhoşluk" haliyle yazdığını düşünmüştüm. "Kelime Defteri"yle biraz yanılmış olduğumu anladım. Yine de bu sekr hali apaçık belli oluyor olmasına ama bu halini kontrol ede bilip objektif edebi değerlendirmeler yazabiliyor. Hatta beklentilerimin üzerinde beni şaşırtacak derecede. Bu yönüyle Nazan Bekiroğlu takdire layıktır. Diğer kitaplarını okumadığım için böyle değerlendirmem sadece "Kelime Defteri" üzerinden geçerlidir.

Genellikle, yazarların edebi görüşlerini, değerlendirmelerini okurlarıyla paylaştığı eserlerini daha çok severim. Bunun hem yazarı daha iyi tanımamıza hem de eserlerini daha iyi şekilde anlamamıza ve değerlendirme açısı yakalamamıza büyük katkısı oluyordur. İnanıyorum ki "Kelime Defteri" okuyucusunda güzel bir izlenim bırakacaktır. Tolstoy, Dostoyevski, Bulgakov, Çehov, Gorki vb. dehalardan bahseden sayfalar karşınıza çıktığında çok memnun olacak ve tam anlamıyla bir edebi ortamda hissedeceksiniz kendinizi. (Rus dili ve edebiyatı okuduğum için sadece rus yazarların ismini andım, spoiler anlayışının geçerli olduğu bir platformda içeriğe yönelik inceleme tercihim değildir.)

Bu kitabı okuduktan sonra düşünüyorum ki Nazan Bekiroğlu okunmalı, en azından "Kelime Defteri".
256 syf.
Site de düzenlenen "Nazan Bekiroğlu okuma etkinliği" ile okumaya başladığım bu kitabı bitireli birkaç gün olmasına rağmen incelememi şimdi yazmaya çalışacağım. Nazan Hoca gibi kelimelerin anlamlarına bu kadar hakim olan bir yazar, benim gibi okur olabilmek için çaba harcayan biri tarafından kesinlikle hakkıyla yorumlanamaz. Onun için size nacizane tavsitem kitabı edinip okuyun.
Deneme tarzında olan "Kelime defteri" adlı bu kitap bir yandan beni dinlendirirken, diğer yandan yazarın diğer okuduğum deneme tarzı olan kitapları gibi beni hırpaladı. Neredeyse her bölümünde beni düşünceden düşünceye sürükledi. Bazen sadece bir kelimeyi didik didik ettim. Hele birkaç anlama gelen kelimeler tam bir muamma oldu kimi zaman. Gittim-geldim o anlamlar arasında sonunda kendimce buldum diye biliyorum tabi ki bulmak diye birşey varsa.
Kitabın içinde bulunan "yazar ve eser" adlı bölüm de edebiyata yepyeni ve farklı bir pencere açtı Nazan Hoca bana. Kendim için bu bölümden yepyeni bir okuma listesi oluşturdum. :)
Bir de kitapta altını çizdiğim çok fazla satır oldu kimini burada paylaştım, kimilerini paylaşmaktan çekindim. Çokluklarından dolayı.
Okuyacak tüm okurlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
256 syf.
·31 günde·Beğendi·Puan vermedi
Nazan Bekiroğlu'nu Nar Ağacı kitabı ile tanışmıştım. Kelime Defteri ise yazarın içtenlikle bizle sohbet havasında kendi his ve düşüncelerine bizleri ortak ettiği bir deneme kitabı. Yazar küçük yaşta öğretmeninin isteği üzerine bilmediği kelimeleri ve anlamları için defter tutar bu deftere de ' kelime defteri' adını verdiğini ve yıllar sonra bu eğitimi kitap haline getiriyor. Nazan Bekiroğlu gündelik hayatta sürekli duyduğumuz kelimeleri bu kez bir yazar olarak tanımlıyor. Kitap ayrı ayrı bölümlerden oluşuyor. Hepsinin kendinde uyandırdığı anşamlar çok güzel. Nazan Hocanın sonbahara ve - benim bir karadenizli olarak - yeşile sevdası beni ayrıca büyüledi diyebilirim.Şahsen ben bu kitabı zamana yayarak okumayı tercih ettim. Kelime Defteri Nazan Hoca ile katılmak isteyeceğiniz bir sohbet havasıyla olan bir kitap. Şimdiden iyi okumalar dilerim.)
256 syf.
·21 günde·Beğendi·7/10
Kitabın yazarı Nazan Bekiroğlu'yla edebiyat hocam sayesinde tanıştım. iyiki de tanışmışım. Burdan bir kez daha hocama teşekkürlerimi yolluyorum. Kitap sıkıcı gibi görünse de okurken bana acayip zevk veren bölümleri oldu. Yazar ve eser bölümü en güzel bölüm. Dünya'daki ünlü ve önemli eserleri, eserlerdeki kahramanların psikolojik yapılarını irdeleyen, okurken kimi zaman gülüp, kimi zamansa üzüleceğiniz bir bölüm. Renkler bölümünde ise yazar bazı renklerin anlamlarını kendine göre anlatmaya çalışmış. Kırmızı rengini okuduğumda, bu renge bir kez daha aşık oldum. Kitabın ilk bölümü olan Tüyap'ta okur olmak bölümünde ise Nazan Bekiroğlu kitap fuarlarına yazar gözüyle değil, okur gözüyle bakmaya çalışmış. Ve bir okur olarak kitap fuarlarında o mis gibi kitap kokuları arasında geçirilen zamanın zevkinden bahsetmiş. Bir öğrenci olarak şunu belirtmek istiyorum; kitap genel kültürüme büyük katkı sağladı. Deneme tarzında kitap severlerin okuması gereken önemli bir eser. :))
256 syf.
·Puan vermedi
Nazan Bekiroğlu'nun kaleminden çıkan harika yapıtlara ilham olan kelimelerini kendi deyimiyle seçmece topladığı bir "Kelime Defteri"...


Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/kelime-defteri/
256 syf.
·4 günde
Nazan Bekiroğlu' nun benim yerimde yeri fazladır. Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencileri ne kadar şanslı olduklarını bir bilselerdi, hocanın pesinden hic ama hiç ayrilmazlardi. Kelime dağarcığı ve kullanim şekliyle o kadar farkli bir anlatim yaratiyor ki; kaptiryorsunuz kendinize... Kelime Defteri de aynen bu amacla yazilmis denemeler. Edebiyat, günlük hayat, sinema, yazarlarin hayatlari demeden aklınıza gelecek her konuyu deginmis Nazan hoca. Diğer kitaplarini uzun yıllar önce okumustum....

Tarzini hicbir zaman degistirmeyecegini emin olduğum bir yazar. Nice kitaplara...
256 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Nazan Bekiroğlu'nun deneme kitaplarında dünyayı görüyorum herşeyi anlatıyor edebiyatla sınırlı kalmıyor güneş gibi aydınlatıyor...
256 syf.
·222 günde·Beğendi·10/10
Her lise öğrencisi mutlaka okumalı..
Nazan Hoca'm benim edebiyat hocamdır.. KTU de...
denemeleri o kadar harika o kadar güzel ki sizi içerisine çekiyor metin.. çarpıyor... yanınıza yamacınıza aldığınız tonla kelimeleriniz oluveriyor çıkınınızda...
Nazan Bekiroğlu Türk edebiyatının yaşayan duayenidir benim için...
Her yazı her kağıda yazılmaz. Sathında gezinen kalemin ve mürekkebin, kimyasıyla uyum sağlamasını istemek hakkına en baştan sahiptir kağıt.
Ney ağlar, kamış kalem ağlar. İkisi de kamıştır. İkisi de yurdundan ayrı düşmüştür. İkisi de hasret çeker. İkisi de hatırlar; hatırlama ise ihya edici bir acı verir. Bu acıyla ikisi de içini döker.
Nazan Bekiroğlu
Sayfa 94 - Timaş Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kelime Defteri
Baskı tarihi:
Eylül 2014
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050817805
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Ben ilkokula gittiğim yıllarda öğretmenimiz bize Kelime Defteri tuttururdu. Alfabetik fihrist formunda, ince uzun bir defterdi bu. Türkçe dersi sırasında karşılaştığımız yeni bir kelimeyi ve onun anlamını günlük defterimize değil Kelime Defteri'ne yazar, karşı tarafta cümle içinde kullanırdık. Böylece kendimize ait sözlüğümüz oluşurdu.

Şimdi ben de kendi kelimelerimi merak ediyorum ve onları bir araya getirerek cümle içinde kullanmayı deniyorum. Bir tür Kelime Defteri çıkarmak istiyorum kısacası. Bir de merak ediyorum, acaba fark etmediğim kelimelerim de var mıdır benim? Yoksa hepsinin farkında mıyımdır?

İşte benim Kelime Defteri'm...

Aşk: Ezelden beri aşk olduğu için kelimelerin en başına yazıldı.
İnsaniyet: Her türlü davanın üstünde.
Tabiat: Yarı ölü düştüğüm bahçede yabani bir lâvanta çiçeğini saçlarımın arasına takma arzusunu duyduğumda, beni taşıdığım can hatırına onaracak olanı da tanıdım.
Nergis: Gül devrim, lâle devrim geçti. Şimdi nergis devrimdeyim.
Karadeniz: Karadeniz'in ayrı bir kimliği var. O yüzden Kelime Defteri'nde Deniz'e rağmen Karadeniz var. İçinde Fırtına.
Çay: Çayı yaratan Allah'a hamd olsun. Ya yaratmamış olsaydı!
Yazı: Hayatımın merkezinde duran şey yazıdır, yazarlık değil.
Defter: Bitti. Oysa benim daha çok kelimem kaldı. Su gibi. Ateş gibi.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 542 okur

  • Müslim Naci
  • Kkk
  • Nejla Fıkara
  • Hatice İkbal
  • Gamze
  • Murat Türkmenoğlu
  • Büşra TAŞKIRAN
  • Çiğdem
  • Kevser Keskin
  • Sümeyye Kaynarcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%26.5
25-34 Yaş
%41.6
35-44 Yaş
%17.7
45-54 Yaş
%6.2
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.1
Erkek
%24.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.2 (37)
9
%19.9 (27)
8
%25.7 (35)
7
%14.7 (20)
6
%4.4 (6)
5
%4.4 (6)
4
%2.2 (3)
3
%0.7 (1)
2
%0.7 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları