her iyiliğin, her avuncun, bu sevgi dolu
işkencecilerin ona yüklediği ve üzerine kurşun
külçeleri gibi çöken, ödenecek bir borç
olduğunu düşünüyordu. Eşit insanlar arasında,
gönül borcu paylaşılan bir şeydi; onun,
kendilerini sıradan olarak niteleyen ve yaşamayı
başarma konusundaki korkunç güçlerinin
ayrımında olmayan bu Titanlar’a duyduğu gönül
borcu ise, yalnızca, kendini her zamankinden
daha şaşkın, beceriksiz ve yalnız duymasına yol
açıyordu
“Belirtilerin, hastalığın, gizlerin var olması
için pek çok neden var. Bunların çeşitli
bölümleri, yönleri, birbirini besliyor, iç içe geçip
birbirlerini güçlendiriyor. Böyle olmasaydı, filan
ilaçtan yüklü bir doz verir ya da kısa bir hipnoz
yapar, sonra da ‘Haydi, delilik, çek git!’ derdik ve iş çok kolay olurdu. Ama bu belirtiler birçok
gereksinmenin ürünü ve pek çok amaca hizmet
ediyorlar; bunları yok etmeye çalışmak onun
için bu kadar üzücü oluyor.
”