Biz, güzel bir hayatın değil, güzel bir ölümün peşindeyiz ey şehitler topluluğu! Zaferden değil, seferden sorumluyuz. Davamız, kuru bir dünya hâkimiyeti davası değildir. Davamız; Allah'ın adını yaymak, onu muhtaç gönüllere duyurmak, zulümle inleyen mazlumları adalete doyurmaktır.
Kahraman anası olmak!... Hiç olmazsa kahraman anası olmayı istemek... Sana soruyorum: Kül Tegin’in adına dikilen taş parçası mı mühimdir, yoksa onun savaşları mı? O taşların üstündeki yazının lehçesi mi ehemmiyetlidir, yoksa Kül Tegin’in kendisi mi? Oğlunu kahraman olarak yetiştirdiğini yazıtlardan öğrendiğimiz o Umay gibi kadın yani Kül Tegin’in anası hiç şüphesiz edebiyat tarihi okumamıştı. Ama mazideki savaşları herhalde biliyordu. Yarınki şu muhterem profesörün yahut muhterem bakanın yahut muhterem cumhurbaşkanının ve hatta belki de muhterem başkumandanın bu şartlar altında mevkiine lâyık bir adam olacağından emin misin?