"Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez. Çünkü araştırmanın her anı, Tanrı ve Sonsuzluk ile karşılaşma anıdır."
Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer.
Ne babamızın omzunda ağlayabildik ne de annemiz üzülür diye derdimizi anlatabildik. Bizi biz büyüttük ve biz öldürdük. Gömdük içimize ne varsa. Anlaşılmasın diye birde çiçek ektik üstüne. Altı mezarlık, üstü bağ bahçe. Anlatamadık. Çok yordular, toparlayamadık.