«Bir gün bir ziyaretimizde [Mehmed Feyzi Efendi]; "Kardeşlerim! Siz öbür Müslüman'ı, benim tarîkatıma mensup değil diye sevmiyorsunuz. Hepimiz tarîkat-ı Muhammediyeye mensubuz. Tarîkat-ı Muhammediye senin tarîkatından üstün değil mi?O Müslüman'ı benim şeyhime bağlı değil diye sevmiyorsun. Sevmediğin o Müslüman Hz. Peygamber'e bağlı. Peygamber senin şeyhinden üstün değil mi?O benim çektiğim zikri çekmiyor, benim okuduğum kitabı okumuyor diye o Müslüman'ı sevmiyorsun. O da Kur'ân'a bağlı, Kur'ân okuyor. Kur'ân senin zikrinden, kitabından üstün değil mi?İslâm küçük küçük dairelerden oluşan büyük bir dairedir. Hepsini içine alır. Biz evvela İslâmlığımızla iftihar edeceğiz, ikinci derecede meslek ve meşrebimizle." demişti.»
(Nakleden: Mehmet Mandal, Ağabeyler'den Öğütler 2, s. 9)
ELHAMDÜLİLLAH HATT-I KUR'ÂN İLE NURLAR'DAN BİR ESERİ DAHA YAZMAK NASİP OLDU"İşte bu zamanda o adamlar Risale-i Nur şakirdleri ve nâşirleri oldukları şüphesizdir. Çünkü onlardır ki Hatt-ı Kur'ân'ı muhafaza ediyorlar ve bid'akâr bir kısım ulemâlara karşı da mukavemet ediyorlar."
(Osmanlıca Lem'alar, s. 314)