Düşünce insanı denilen insan, kendini o çığır açan yapıt dediği tek yapıtla bozar ve sonunda gülünç duruma düşürür, ister adı Schopenhauer olsun, ister Nietzsche, fark etmez, ister Kleist olsun ya da Voltaire, kafasını harap eden ve sonunda kendini anlamsızlaştıran zavallı insanı görürüz. Tarih onu ezip geçmiş ve geride bırakmıştır. Büyük düşünürleri kitaplıklarımızda tutukladık, oradan bize ilelebet gülünçlüğe mahkûm edilmiş olarak bakarlar. Gece gündüz kitaplıklarımıza hapsettiğimiz büyük düşünürlerin yakarışlarını duyuyorum, o gülünç düşünce büyükleri dumura uğramış kafalar olarak camın arkasındalar. Bütün bu insanlar doğayı zimmetlerine geçirdiler, düşüncede ağır suç işlediler, bu yüzden cezalandırıyorlar ve kitaplıklarımıza sonsuza dek tıkılıyorlar. Çünkü kitaplıklarımızda boğuluyorlar.