"Bana kalsa bu çiçeklerin hiçbirini getirtmezdim. Güller, çiçeklerin arasında narin bir bayan olarak anılırlar. Soyluluğun sembolüdürler; en güzel şekilde ve kibirlenerek çiçeklenirler. Diğer bütün çiçekler sade vitrin süslemesi gibi gözükürler. Bu, tıpkı soylu kadınlara benzer. Soylu sınıfların bulunduğu bir serada, şatafatlarıyla ve de giysileriyle birbirleri arasında yarışırlar. Lakin gül bile olsalar yüzlercesi, hatta binlercesi bir araya geldiği zaman hiçbirini birbirinden ayırt edemezsin. Bu güller sadece seni süslüyorlar. Yani güçlü bir rüzgârda bile dağılmayan… bahçedeki beyaz zambağı.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sorun neydi ki? Beraber ölümle bu kadar yüzleştikten sonra bir kâğıt parçası verip “iyi yolculuklar” diyorlar. Bu yüzden aristokratları sevmiyorum. Bu nasıl iş a**