Yaaaa diyerek, her sayfasında eriyip bittiğim bir seri Kutlu Olsun..
Ve seri ile bu kitapla vedalaşmış olduk. O kadar soft, o kadar tatlı bir kurguydu ki sanki karakterler yakın çevremizden gibilerdi. İkinci kitabın sonunda herkes Rüzgar' a kızgın olsa da ben hiç kızmadım. Gerçekten kızmadım çünkü o an yaşadığı şey de verdiği tepkiler ne kadar kırıcı da olsa doğruydu. Meltem deseniz öyle bir aile de yetişiyor ki en büyük korkusu annesi gibi biri olmak. Bu yüzden aslında ikinci kitabın sonunda Rüzgar' ı terk etme sebebinde o da sonuna kadar haklıydı. (Ulan ilk defa iki ana karaktere de hak veriyorum benim için büyük bir başarı ) Serinin son kitabında bizleri bir ayrılık süreci karşılıyor ama çok şükür yazar bu mevzuyu hiç uzatmamıştı. Meltem' in hamilelik, doğum sürecini okumak beni duygulandırdı. (Sanki elimde büyüdü be hissiyatını yaşadım ) Hele var ya hele Rüzgar' ın o babalığa adapte olma çabası enfestiiiii. (Yaaa yiycem ne güzel baba oldun sen ) Aslında ilk kitaptan beri yetimhane de sevgi nedir bilmeden büyümüş iki çocuğun geleceklerini, ailelerini nasıl sevgi üzerine inşaa ettiklerini görüyoruz bu hikayede. Gerçekten o kadar soft bir kurguydu ki bir ara tatlılıklarından dişlerimi sıktım Özellikle Rüzgar' ın anne dediği yer beni kahretti bir tutam gözyaşı döktük şimdi kabul edelim. Yine Meltem' in hamilelik sürecinde ben hem duygulandım hem çok güldüm. Bu kitapta Rüzgar' ı ilk iki kitaptan çok daha fazla tanıyoruz daha açık duygularını belli eden tarafını okuyoruz ve ben mest oldum. Çok tatlı, mutlu sonlu güzel bir hikayeydi. Yazarın kaleminin okuyucuyu yormadan ilerlemesi, diş hekimliği ile ilgili verdiği bilgiler çok profesyoneldi. Bayıldım beeee. Dostluk, aile, sevgi bağlarının yavaş ama sağlam temellerle oluştuğu hikayeleri okumayı sevenler bu seriyi