Adal PAYNA

Adal PAYNA
@Adal_payna
Kamu yönetimi
Kmü
Konya
Karaman, 16 Ekim 1997
10 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Türkçe adlar koyacağız!..
..#Türküz ve çocuklarımıza #Türkçe adlar koyacağız.. 60'lı yıllarda #Atsız'ın romanlarında geçen Türkçe adlar ülkücüler üzerinde etkili oldu. Çocuklara verilen adlarda Kürşat, Alparslan, Tolga, İlay, Aybike gibi adların ivmesi artıyordu. Türkeş'ın çocuklarına verdiği Umay, Seven Bige, Tuğrul, Ayüce adları bu ivmeyi daha da attırdı. "Kanımız aksa da zafer İslam'ın", "Nizam-ı Alem" sloganlarından sonra çocuk adlarında Nisa, Furkan, Rabia, Taha modası başladı. #Ozan_Arif'in sözleri ile "İki rekat kıldık mı uçmaya kalkıyorduk". Artık #Türk illerinden Arabistan çöllerine doğru uçuyorduk. Eee Bedeviler arasına karışınca "deve yavrusu" anlamına gelen Buğra'yı alıp getirmemek olmazdı. Sosyal medya Türklük bilincinin uyanmasında bir dönüm noktası oldu. Artık ne sağcıyız, ne solcu... #Türküz ve çocuklarımıza #Türkçe adlar koyacağız!.. Alper Aksoy
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
BİZ OĞLUNUZU ÇOK SEVDİK,
- Ama oğlu Kuran-ı Kerimleri toplattı. Evet toplandı. Çünkü yabancılar tarafından değiştirildiği devlet tarafından fark edilince ne kadar Kuran-ı Kerim varsa hepsi toplatıldı. Düzeltildi. Mühür vuruldu ve tekrar iade edildi. O dönemki Kuran-ı Kerimlerde hala mühür vardır. - Ama oğlu İskilipli Hoca gibi hocaları, şapka takmadığı için astı. Evet asıldı. Ama şapka yüzünden değil. Hoca olduğu için hiç değil. Osmanlı zamanında da 31 Mart'a karıştığı için askeri mahkeme tarafından yargılanan, 'Kudurmuş haydutlar' dediği Kuvayi Milliyecilere karşı Yunanlıları tutmasına hatta bildirileri Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılmasına rağmen affedildi. Ama ne zaamanki çeşitli şehirlerde çıkan isyanlar sonucunda, hükümet konakları basılıp görevliler öldürülünce ve bu olaylarda onun da etkisi olduğu anlaşılınca idam edildi. O dönem yargılanan Tahirül Mevlevi, Hafız Osman, Ömer Rıza gibi hocalar beraat etti, 'hoca' oldukları halde! - Ama oğlu camileri ahır yaptı. Evet camiler ahır da oldu. Sinan Meydan, İtalyan arşiv belgelerinde Yunan ordularının camileri tahrip ederek, Kuran-ı Kerimin ayaklar altında çiğnenmesi gibi maddi-manevi baskılar yapıldığını, Milli Mücadele sonrasında Atatürk'ün emriyle yakılan, yıkılan camiler konusunda bir rapor hazırlandığını ve 1 yıl içinde 126 cami ve mescidin onarıldığını, Atatürk'ün Eskişehir Mihalıççık Camii için cebinden 5000 lira vererek yeniden yaptırdığını, İnönü'nün Ankara Bükteş Sokak' ta bir caminin yapımı için 2500 lira bağışladığını, 1924-1935 arasında yüzlerce tarihi camiyi tamir ettirdiğini yazar. Yalanlar, yalanlar, yalanlar... İnsanları böyle kandırdınız. Atatürk düşmanlığı henüz Atatürk'ün sağlığında başlamadı mı zaten?! Ölmesi de etkilemedi. İşin tuhafı mesela çoğu içkiye bağlı nedenlerden ölen Osmanlı padişahları umrunuzda
Zübeyde Hanım
Mezarlık Çiçekleri
Eskiz defterimin her sayfasında yüzün ; Eski izler senden kalan aşkının kölesiydim Hayatımın neşesi otur mezarımın köşesinde Bir sigara yak, üfle üzerimde ki çiçeklere Tekrar hissedeyim nefesini ruhum yanarken ateşlerde... A.P
Aşk
Gül okumaları
Ben sende tutuklu kalmadım Sana tutkuyla baktım Gitmek istiyorsan gidebilirsin Kimseyi zorla tutmam Parayı aşka tercih ettin Sevgim paspas gibi yerlerde Ömrüm Yokluğunla ziyan olmaz Olmasan da olur ama yokluğuna da kalp dayanmaz Bıraktığın yerde değilim Artık Ne sen benimsin ne ben seninim Ben bir yabancı serseriyim Taşmış dereyim, çıldırmış efeyim, dünyaları önüne sererdim ya ihanetinden sonra koptu kıyametim Dünyasızım artık Bıraktın beni kendi halime Derdine düşkündüm narinim Yar olmazsın inşallah bir zalime Gülüm yolun hep güllerle süslensin. Gülüm derdim de artık zulüm oldun Sensiz günüm son günüm olsun derdim Aylardır ölüyüm ne olursun göm beni kalbine A.P
Aşk
Kim ister ki ruhunun yakılmasını, bilinmez. Belki birisi bile isteye atar ruhunu kor alevler içine, izler yanışını içten içe... uğruna canını feda edeceği kadın yeri gelmiş bakmamış yüzüne Sabırlı mısın arsız mı Şefkat kardeş mi olmuş nefretle Sol yanın kaynar sular gibi fokurdarken Sağ tarafım boş kaldı, sarılalım ne olur diyorsun. . . Ben bilmez miyim bırakıp gitmeyi ben bilmez miyim şehvete ulaşıp terketmeyi Sen ne sanıyorsun beni, ben muhacir miyim. Gittiğin her yere gideyim. Anlama beni istemiyorum anlamanı, saygı duy yeter. Karşılık bekledim onca zaman belki sana vermedim bir sebep. Doğru ya neden seveceksin beni neyim var. Henüz seni aldatmadım. Sana yalan söylemedim. Seni seviyorum deyip başkalarına gülmedim değil mi sende haklısın. Sen yalancı bir korkaksin belki ne bileyim. Kendini anlat bana korkma anlat ki dökülsün tüm dertlerin yıkılsın için. Okyanuslar kadar ağla omzumda. Bir kere Ağla ki bir daha ağlayacak zaman vermeyelim birbirimize. Neşelen artık somurtma yüzünü, bunlar kötü şeyler değil. Sadece geçmeyen ağrılarımın yüz görümlüğü. Gülüm dedim sana güldün bana kaç kere yıllar geçse de gitmez aklımdan canım çıksa da 40 senede. Sayıklarım adını, gözlerin de ki nefreti gördüğüm de anladım beni sevdiğini ama yüz vermek gurursuzluk olur dedin içinden, en iyisi biraz bekleyeyim. A.P
Aşk