Kafayı sıyırman sadece senin anlayacağın, ve hissedeceğin şekilden Başka bir önem taşıyamayacağıni ve yine ayretten kimse için önem taşımayacağını hatta zerre kadar önem taşıyamacağını öğrendiğin zaman, yada hissettiğin zaman, iliklerine kadar kimsesiz ve yalnız olduğunun acısını, zehir zembelek ve yine nasıl bir çıkmaz olduğunu anladığın zaman, gerçekliğin ve beraberinde getirdiği, geri getirelemez yitirilmişliğin boşluğun acısını yaşadığın zamanları, çokça yaşayacağın anlara denk geleceğin Zamanda, kafayı sıyırtmanın ne olduğunu anlayacaksın hemde çokça hissedercesine.. o zaman varlığının yada kim olduğunun, ve kabullenmekten başka çare olmadığını anlayacaksın dostum. Ve sonrasında koca bir boşluğun ne olduğunu anlayacaksın.! Anladığın zaman içinde yada olduğun konumdan nefret edercesine kaçmak istiyeceksin.. ama gerçekliğin getirdiği durum nefes aldığın sürece sırtında olduğunuda göreceksin.! Alçak ve gerçek arasındaki fark, nefes almanın yaşama ve belirlenen şartlara bağlı olduğunu görmeye başladığın anda, zevk ve arzularının sadece seni koca bir yanılsamaya ve kendi gerçek benliğinden uzaklaştırdığına, ve Aslında sadece daha öncesinde belirlenen bir çizgi roman kişiliği yada bir başrol yada ortasında hiç kimsenin umursamadığı, et ve kemikten ve yine sonu herkes gibi olacak, milyonlarca sene yaşayıp sonrasında kısır bir döngüyle tekrarlayan bir hiç kimse olarcasına umut taşıyıp, aynı sonu yaşayacaksın. Kafayı sıyırtmanın ne olduğunu iyice bir düşün istersen.! Kim olduğunu daha önceden belirleyen ve iyinin kötünün düzenini Kuran, ve yine sonrasında herşeyi belirliyen bir sistemin içinde kendi doğanı, kendini nasıl tanımlayabilirsin?. Kim olduğumuz meçhul.! Kim olmak istediğimizde, başakalarının belirlediği düzgün karekter olmaktan başka yere varamıyor. Kafayı