"Birçok erkek, kadının uyutulduğunu, kandırıldığını bilmektedir.
"Ne büyük talihsizliktir kadın olmak!
Ama asıl kötüsü, kadın olup da bunun farkına varmamaktır,der Kierkegaaard."
Kimi zaman,katıksız bir edilgenlik biçiminde düşünülür:"Allahlık bir kızdır;ensesine vur,lokmasını al;üstünden geçmeyen bir otobüs kalmıştır,"
...
Kimi zamanda yabancılaşmış bir etkinlik olarak görülür: döl yatağında ter ter tepinen bir iblis vardır, rahmindeki açgözlü yılan habire erkek yumurtası beklemektedir.
Sözün kısası,öyle ya da böyle,yalnızca özgür bir varlık olduğunu düşünmeye kimsecikler yanaşmamaktadır."
"Kadının da,tıpkı bir erkek gibi, arzularının sorumluluğunu yüklenebileceği kabul edilmez:arzularının kurbanıdır o.Genel kanıya göre,erkek,bireysel varlığına bir takım özel güçler katmıştır: Kadınsa kadınlığın kurbanıdır."
"Kadın güçsüzlüğü değil,güçlülüğü içinde;kendinden kaçmak değil,kendini bulabilmek;varolmaktan istifade etmek değil,varlığını olumlamak üzere sevebildiği gün,aşk,hem onun hem de erkek için korkunç bir tehlike olmaktan çıkıp bir yaşam kaynağı haline gelecektir."