Bil ki dostuna değil çekilen tetik
senin umuduna, unutma bunu
kör bir öfke delirtmesin
yıkmasın yaşamın direncini
unutma ki her köşebaşında
bunca dostun kurumadı hala kanları
Hele dik tut başını önce
haykır yıkılmadığını, tükenmediğini
yüreğindeki yalım nasıl olsa
korlaştırır zamanın çeliğini
sen önce öfkenin adını koy
yanıltmasın yüreğini
Çocuksu bakışlarında yorgunluk değil
bir hasretin direnci var daha çok
ama üşüyor yalnızlıktan. üşüyor
tek düşmüşlüğün acımsı utancından
boynu eğik bekliyor şafağı şimdi
Yitirilince güneş
esmer bir bulutun bölgesinde
düşmesin yüreğine
hüznün bakır çalığına dönen sancısı
güneşi sen çekeceksin buluttan
hayatı sen yeşerteceksin
unutma
geçmişten gelen bir aşinalık sonucu, bizi engelleyen ya da gelişimimizi yavaşlatan insanlarla birlikteyizdir. Belki böylesi bir enerjiye ebeveynimizden, kardeşlerimizden, akraba veya tanıdıklarımızdan alışığızdır. Hatta bazen bizi olumsuz etkilemesine rağmen bu enerjinin etkisinde kendimizi "yuvada" hissederiz.
Yaratıcılığımızdan uzaklaştığımız ve evren üzerin deki gücümüzü reddettiğimiz sürece hayat anlaşıl maz ve görünürde tesadüfi olaylarla üzerimize gelecektir.