Oysa, bütün vatanın ve
koskoca bir milletin ölüm kalım dâvâsı söz konusu olurken,
vatanseverim diyenlerin kendi sonlarını düşünmelerinin yeri
var mıydı?
Ağustos’un yedinci günü, Kongre, toplantısına son verirken
üyelerine:
“Önemli kararlar alındığını, bütün dünyaya milletimizin
varlık ve birliğinin gösterildiğini” söyledim ve “tarih, bu
kongremizi ender görülen büyük bir eser olarak
kaydedecektir” dedim.
Halbuki, Türk’ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!…
O halde, ya istiklâl ya ölüm!”
Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, medenî insanlık dünyası karşısında uşak olmak konumundan yüksek bir davranışa lâyık görülemez.