Kaybolduysan, hemen deme eyvah
Unutma kulsun sen, Rabbin Allah
Yine kaybolduysan deme eyvah
Bil ki Hadi olan, Rabbin Allah
Yine kayboldum eyvah
Tek bildiğim Rabbim Allah
Lâmekân
Yalpalıyorum Allah’ım
Sis bulutları inmiş gibi zihnime
Eğrisini doğrusunu hesaplayamadığım ne varsa
Gelip zincire vuruyor düşlerimi
Düşene tekme tokat dalan bu dünyada
Bir bebeğin ilk adımları kadar tedirgin kalbim..
Keşke düşsem diyorum.
Düşsem toparlanırım
Düşsem yerim belli olur hiç değilse
Yerimi yurdum bilir, öyle kalkarım ayağa.
Şayet kalkarsam
Ki kalkacağım biiznillâh
İçimde dizginleyemediğim atları süreceğim bozkırlara
Geçeceğim Van Gogh’un yıldızlı gecelerinden
Arşa değen saçlarıma öreceğim asteroidleri
Ve bilmem kaç ışık yılı kadar çekip gideceğim dünyanızdan..
Yolum uzun..
İçimde yonttuğum kibrin âsi heykellerini
İbrahimî bir baltaya teslim ediyorum evvelâ.
Putlarınıza basarak yükseldiğim arşın alnında
Yazgımın karasına bulaşıyor soğuk ellerim.
Gök şahidim olsun;
Kuşlar bilir aşikâr ettiğim sırrın yükünü.
Ben savrulurken şehrin dehlizlerinde
Yerimde esen yellerin de alacağı olsun.
Bizim kalbimiz hep temiz dediler
Günah çok, lafta abartınız sizin
İster Rabbimiz, nefsimiz de diler
Diyorsan, yanlıştır tartınız sizin
Şerde baş olmayan, hakta ünsüze
İtiraz ediyorsa, her dünsüze
İnandığı doğrudan ödünsüze
Hakikatten dönmek, şartınız sizin
Allah'tan affını ve irşad uman
Semadan rahmet, arzdan arşa duman
Din iman için, can verir şaduman
Sizden pek fazladır, artımız bizim
Necip Fazıl Kısakürek Üstada ithafen
Bu asrın anlatanı bitap dinleyeni bitap
İlim yoksa bilim(!) var elde kalınca bir kitap
Bir de insanlık edebden ediyorsa içtinap
Ahirinde dünyanın Kahhar olan eder hitap