Belli ki; korktuğunu, çekindiğini itiraf edecek cesareti yoktu. Oysa gözlerini kaçırması, ses tonu, kaçamak cevaplarla uzaklaşmak istemesi onu ele vermişti. Belki de korkmuyor sadece uzaklaşmak istiyordu. Uzaklaşmak.
Kayboldum.. İçimde bir boşluk var, bir hiçlik, bir yıkıntı gibi. Neredeyim, kimim, neyi bekliyorum? Kimi zaman içimi bir karanlık sarıyor, nefes almak güç geliyor. Her şey bitti farkındayım. ʜᴇʀ şᴇʏ ʙɪᴛᴛɪ.
Charles Pooter; bugün size ne kadar aptal ve haddini aşan bir gurursuz olmamdan bahsedeyim diye başladı. Yarım kalmış bir adam olduğunu, ruh güçlerinin gelişmeden kaldığını, hayatına bir ağırlığın çöktüğünü düşündükçe içi parçalanıyordu.