Kişide, geçmişte yerlerine yerleştirebildiği şaşırtıcı isterik tesadüfler oluşmaya başlar. Kısa zamanda bu tesadüflerin sırlarını belirleyen ve sıkça çok karmaşık olan düşünce bağlantıları oluşur. Herşey sanki altlarında açıklamaları olan bir resim dizisi gibidir.
Biz bunu; "Délire ecmnésique" yani "Anıların bilince hücum etmeleri hâli" olarak yorumlayabiliriz...
Çünkü bilinç katlanılmaz bir düşüncenin ne zaman oluşacağını bilemez, ileride takımıyla birlikte bağımsız bir psişik grup oluşturmak üzere dışlanacak olan katlanılmaz düşüncenin daha başlangıçta düşünce trafiğinde var olması gerekir. Çünkü o yoksa onu dışlayacak olan çatışmanın olması da mümkün olamaz.
Esas travmatik an, çelişkinin kendini egoya zorla kabul ettirip, egonun da çelişki oluşturan düşünceyi dışarıya atmaya karar vermesidir.
Böyle bir dışarı atma ile düşünce yok edilmez aksine sadece bilinçaltına itilir.