"......."
"Yalansızdık... On altı yaşındaydık ulan. Şiirler yazdık o kadar. Çocuk çocuk ağladığımız olurdu köşe başlarında okurken şiirlerimizi. Gene böyle yağmur yağardı. Yağmurda beklerdim ulan, soğuk olurdu, akşam olurdu beklerdim, bi kere camda görsem yeterdi. Kuş olurdu yüreğim ulan. Mahallede herkes bana hastaydı, ben bi tek sana hastaydım ulan. Gene âşığım ulan işte böyle baştan aşağı bak böyle sırılsıklam..."
Değerli okuyucu,
Bilmediğim bir yerde ve zamanda okuyorsun, bense zamanın bir başka yerinde, seni değiştirmekle meşgulüm.
Okuyucu bil ki; dünya aynı dünya değil, sen aynı sen değilsin artık.
Virginia Woolf, mektubunda “Artık savaşamayacağım” derken aslında kuyunun dibinde biriken acısını işaret ediyordu. Kimse o kuyuya eğilip bakmadı. Herkes, suyun yüzeyinde dolaşan dalgaları izlemekle yetindi. İnsanlar deliliğe bakarken acının suya karışan rengini hiç görmediler.