Kenan karakterinin yaşadığı büyük bir kaybın ardından kendini buluş sancılarını efsanevi hikayeler aracılığıyla anlatıyor kitap. Normalde oldukça ağır yazım tarzlarını okumayı sevmeme rağmen kitabın şiirsel uslûbü sanki Nazım Hikmetlerle dolu bir odaya düşmüşüm gibi beni bunalttı. Ben böyle "ille de mana, mana " anlatımından çok "maddiyatta manayı sen yakala" tarzında işin birazını okura bırakan şiirsellikten hoşlanıyorum. Diğer türlüsü basit hissettiriyor. O yüzden böyle hissetmiş olabilirim. Ama böyle her cümle her kelime şiir şiir olunca bir yerden sonra kitabı okurken "mıy mıy mıy"derken buldum kendimi Ama gerçekten seveni çok olabilecek bir kitap. Anlatmak istediği çok güzel ama anlatım tarzı bana göre değil. İlgilileri sevebilir.