Ekonomi bir matematik bilimi değildir, Ekonomi politik bir bilimdir ve ekonominin özünde ve içinde olması gereken şey insan ve onun hayatı olmalıdır. Ne yazık ki son yıllarda ekonomideki insan yok, insanı konuşmuyoruz. Oysa, insan var, yaşadığımız hayatın içinde insan var; umutlarıyla, acılarıyla, varlığıyla, yokluğuyla, yoksulluğuyla insanımız var. İşiyle, aşıyla, işsizliğiyle, aşsızlığıyla insan var. Çocuğuyla, hastalığıyla, ilaç parasıyla, okul parasıyla, ekonominin içinde insan var. Alın terinin değerini bulup bulamayan, iş bulup bulamayan insan var. Tabi hepsinin ötesinde, "Komşusu aç iken yok yatan bizden değildir." anlayışı var.
Bereketli, çağdaş, eşitlikçi, refah dolu, güçlü bir devlete olan inançtır. Güzel bir ülkeye inanmaktır. Çocukların güldüğü, kadınların saygı gördüğü, şiddetin gündemde olmadığı, yoksulların elinin ekmek tuttuğu, iş sahibi olduğu, birilerinin insafına mecbur ve çaresiz bırakılmadığı, adalet terazisinin şaşmadığı bir ülkeye inanmaktır.
Düşünmem gerekiyor. Hiçbir sayfanın üstüne yazılmamış, kanunsuz, kitapsız bir davam var ki içimde düğüm düğüm, belki çözemem ama o kördüğüm üstüne düşünmem gerekiyor. Benim kurtuluşum buna bağlı.