kitap aşığı

kitap aşığı
@Agit_12
2 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
23 Nisan… Bir zamanlar sadece çocukların kahkahasıyla, bayraklarla ve şiirlerle dolu bir gündü. Şimdi ise kalbimizde hem umut hem de derin bir hüzün taşıyor. Bugün yine 23 Nisan. Sokaklarda bayraklar var, okullarda törenler… Ama bazı sıralar boş. Bazı sesler eksik. Çünkü bu yıl, sadece bayramı değil; yarım kalan hayatları, susan gülüşleri de hatırlıyoruz. Henüz hayatın başında olan çocuklar… Ecrin, minik hayalleriyle… Yusuf, büyüyünce öğretmen olacağım diyordu… Elif, en çok şiir okumayı severdi… Ve onların başında duran, onları korumaya çalışan bir öğretmen… Ayşe Öğretmen… Sadece ders anlatan değil, bir anne gibi sahip çıkan… Onlar bugün aramızda değil. Ama isimleri kalbimizde, dualarımızda yaşıyor. 23 Nisan, sadece bir bayram değil artık… Aynı zamanda bir hatırlayış. Bir dua. Bir iç çekiş… Bugün kutlama yaparken, bir yanımız buruk. Çünkü biliyoruz ki bazı anneler bugün çocuklarının elini tutamıyor. Bazı öğretmenler sınıfına girip “Günaydın çocuklar” diyemiyor. Ama yine de umut etmek zorundayız. Çünkü bu bayram, çocukların… Ve onların hayalleri yarım kalmamalı. Belki bugün bir balon gökyüzüne bırakılır… Belki bir dua sessizce yükselir… Belki de bir çocuk, onların yerine daha sıkı tutar hayata… 23 Nisan kutlu olsun… Gidenlerin hatırasına saygıyla, kalanların umuduyla… 💔🇹🇷 #23.Nisan #öğretmenöğrenci #çocukbayramı
Reklam
Asr-ı Saâdet’ten Ebediyete Nûr Sükûtun en derin deminde, Zamanın kalbine düşen seher vaktiydin Sen… Kâinatın yetîm çığlığına, Rahmet diye gönderilen Nebî. Çölün kavruk sinesinde bir gül açtı; Adı Muhammed idi, kokusu merhamet. Semâ, yıldızlarını eğdi beşiğine, Arz, secdeye vardı doğduğun gece. Bir “İkra” sedâsı yarıp geçti zulmeti, Hira’nın taşları titredi heybetinden. Beşeriyet, gaflet uykusundan uyandı; Kullar, Seninle buldu asıl kıymetini. Ey Habîb-i Hüdâ! Taif’in kan revan yollarında dahi, Bedduâ değil, dua döküldü leblerinden. Sabrın dağlardan azîm, Şefkatin ummanlardan engindi. Yetîm başı okşayan o mübarek elin, Arşa yükselen sessiz bir niyaz gibiydi. Bir kölenin zincirini çözerken Sen, İnsanlığın asırlık prangasını kırdın. Ey Fahr-i Âlem! Adın ezanlarla semâya yükselir her dem. Minarelerin gölgesinde büyüyen çocuklar,
Ben bir öğrenciyim. Her sabah okula giderken aklımda sadece derslerim, hayallerim ve geleceğim olmalı. Ama son zamanlarda yaşanan olaylar yüzünden içimde bir korku da taşıyorum. Okul dediğimiz yer; kalemin, defterin, bilginin olduğu yerdir. Silahın, şiddetin yeri asla olmamalı. Bizler eğitim almak, kendimizi geliştirmek ve iyi bir gelecek kurmak için o kapılardan içeri giriyoruz. Korkarak değil, güvenle girmek istiyoruz. Kimsenin bir öğrencinin hayatını, umutlarını, ailesini ve geleceğini tehdit etmeye hakkı yok. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için daha fazla güvenlik, daha fazla önlem ve daha fazla farkındalık istiyoruz. Çünkü biz sadece okumak istiyoruz. Güvende olmak istiyoruz. Yaşamak ve hayallerimize ulaşmak istiyoruz
Son günlerde Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olay, eğitim ortamlarının yalnızca bilgi aktarılan yerler olmadığını, aynı zamanda güven, sevgi ve rehberlik alanları olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Okullar; öğrencilerin kendilerini güvende hissettikleri, gelişimlerini sağlıklı bir şekilde sürdürdükleri en önemli kurumlardan biridir. Bu nedenle bu ortamlarda yaşanan her olumsuzluk, sadece bireyleri değil, tüm toplumu derinden etkiler. Geleceğin öğretmenleri için bu tür olaylar, mesleğin ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığını açıkça göstermektedir. Öğretmenlik yalnızca ders anlatmak değil; öğrencilerin duygularını anlayabilmek, onları doğru yönlendirmek ve ihtiyaç duyduklarında yanlarında olabilmektir. Her öğrenci farklı bir dünyadır ve bu dünyayı anlayabilmek sabır, empati ve dikkat gerektirir. Aynı zamanda eğitimciler, öğrenciler arasında sevgi, saygı ve hoşgörü ortamı oluşturmakla da yükümlüdür. Küçük bir ilgi eksikliği ya da fark edilmeyen bir sorun, zamanla büyüyerek ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle öğretmenlerin sadece akademik başarıya değil, öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimlerine de önem vermeleri büyük bir gerekliliktir. Bu tür acı olaylar, eğitim sisteminde güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini de göstermektedir. Ancak en önemli unsur, öğrencilerin kendilerini ifade edebilecekleri, anlaşılabilecekleri bir ortamın oluşturulmasıdır. Çünkü anlaşılmayan her duygu, zamanla daha büyük problemlere dönüşebilir. Sonuç olarak, geleceğin öğretmenleri sadece bilgi veren bireyler değil; aynı zamanda güven veren, yol gösteren ve toplumu şekillendiren önemli rehberlerdir. Daha sağlıklı ve huzurlu bir gelecek için eğitimde sevgi, anlayış ve dikkat her zaman ön planda tutulmalıdır.
Kalbim sana döner her nefeste, Adın düşer dilime sessizce. Görmesem de hissederim seni, Sevdam sensin, ey Rabbim, ebedîce. 🤍