Agust D

Agust D
@AgustD
Nev-i şahsına münhasır.
3 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
İnsanların en çok korktuğu şeyi hissediyordum. Kalbim durdu. Bir insanın bilebileceği en derin üzüntüyü duydum. Yalnızdım. Korkunç derecede yalnız, bu en kötüsüydü. Eğer bunu atlatabilirsem, sabah olacaktı ve kesinlikle biliyordum ki yine kahkahalar atıp eğlenecektim. Eğer güneş bir doğsaydı. Yalnızca sabah olsaydı. (!)
Sayfa 132
Reklam
Hepimiz pek çok seçeneğin arasından kendi yolumuzu seçebileceğimize inanırız. Ama seçimimizi bilinçsizce yaptığımızı söylemek belki de daha doğru olur. Sanırım ben yaptım ama artık biliyordum. Çünkü bunu sözlere dökebiliyordum. Fakat bunu kaderci anlamda söylemiyorum; durmaksızın seçimler yapıyoruz. Her gün aldığımız nefese, gözlerimizdeki ifadeye tekrar tekrar yaptığımız günlük hareketlere sanki içgüdülerimizle karar veriyoruz. Ve böylece bazılarımız kaçınılmaz bir biçimde, kendilerini kışın ortasında katsudon* paketiyle, tuhaf bir yerin çatısında, çamur gölünde yuvarlanırken bulur, sanki dünyanın en doğal şeyiymiş gibi karanlık gökyüzüne bakarlar. (Katsudon: Japon yemeği.)
Sayfa 98
" İnsanlar durumlara ya da dış kuvvetlere yenilmiyorlar; yenilgi içeriden hücum ediyor, diye düşündüm. Son gücümü de kaybetmiştim. Bitmesini istemediğim ama acı çekmek ve savaşmak için gücümün yetmediği bir şey gözlerimin önünde sona eriyordu. İçimde yalnızca kasvetli bir ümitsizlik vardı. Belki bir gün bundan daha aydınlık, güneş ışığı ve çiçeklerle dolu bir yerde bu konu üzerinde sakince düşünebilecektim. Fakat o zaman çok geç olmuş olacaktı. "
Sayfa 92
" Dünyanın benim menfaatim için olmadığını anladım. Bundan anlaşılacağı üzere çevremdeki hoş olan ve olmayan şeylerin ölçüsü değişmeyecekti. Bu bana bağlı değildi. Yapılacak en iyi şeyin bu belirsiz mutluluğu kabullenmek olduğu ortadaydı. "
Sayfa 82
"Kederin bitmek zorunda olmadığını, insanın buna karşın hayatına devam edebileceğini idrak edince güçlenmiştim. Çirkin belirsizliklerle yaşamak, bu muydu yetişkin olmanın anlamı? Sevmemiştim ama yaşama devam etmeyi kolaylaştırıyordu. Yalnızca bundan dolayı içim çok sıkkındı. Gökyüzünün batısında kasvetli bulutları ve günbatımının kırmızılığının onların üstüne yayılışını seyrettim.."
Sayfa 58