'Aslında Kıbrıs'lı Türklerin insan haklarına yönelik yapılan tüm saldırılar, Kıbrıs'lı Türk liderliğinin Taksim tezinin hem zemin hem destek bulmasına neden oluyordu. Buna rağmen Kıbrıs'lı Rum liderliği, siyasi bir körlükle, enosis'e yaklaştığını düşünüyordu. Bu siyasi körlüğün Kıbrıs'ı nereye götüreceğinin görülmesi için çok uzun bir süreye ihtiyaç duyulmayacaktı.'
Kitap için olumsuz eleştiriler okumuştum. Kitabın bakış açısını yansıtması açısından ''Her iki toplumu da esir almış olan milliyetçilik, cumhuriyetin geleceği için ümitli olunmasının önündeki en büyük engeli oluşturuyordu; 4. Bölüm,O Gecenin Hikayesi syf 176'' Yazarların tarafsızlık anlayışının özetini oluşturduğu söylenebilecek ve olaylara bakış açısını gösterecek bir cümle. Diğer taraftan kitabın ön sözünün yazarı ve yine kitabın yazarları savaşta yok sayılan kadın imgelemi ile konuyu romantize etme çabası içinde ama bu sadece başlangıç sayfalarında ve İlter Kırmızı'nın eşinin ağzında yazılan bir kaç sayfadan ibaret. 'Kıbrıs Cumhuriyetinin' geleceğinin olmayışını Yunan megali ideasının kanlı politikasına değil de insanların kendini savunma çabalarına bağlamaları kitabın iddea ettiği bakış açısıyla tezat oluşturmakta. Kitabın şu aşamaya kadar okuduğum bölümünde alttan alta oluşturmaya çalıştığı fikir; TMT'nin gerçek kahramanları ortalarda görülen kişiler değil! Kıbrıs sorunu taraflar kendi halinde bırakılsa yaşanmayacaktı. Kitap olayları belgelerle verirken alttan alta art niyetli bir bakış açısı sunuyor izlenimi uyandırdı şimdilik.