Ahmet Leman

Dedim ki Eh ben de neyim ki zaten, yıllardır Kağıttan bir gemi gibi suların akışına kapılmış Umarsız, sevgisiz, başıboş Yaşamışım yazgının o hileli zarını Baksana şu yalnızlık taşkını yüzüm -Hep de bir fotoğrafın en arkasında kalan­ Buruşuk bir üzüm tanesi gibi Sarkmış da kalabalıklardan Gün günden nasıl da çökmüş Gün günden nasıl da sararmış dudaklarım Ve işte Üstümde ucuz tütün kokusu Tersyüz edilmiş ceketim Yana taramışım seyrek saçlarımı Fularım soluk, üstelik iyi bağlanmamış Ya şu belli belirsiz acı tam gülümserken Nasıl da kaplayıvermiş Bir mask gibi yüzümün bütün anlamını Ah nasıl yitirdim ben gülen aslanı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ey benim yalnızlığım! kirpiğime takılan bir kum tanesi gibi dünyaya takılınamı önerirsin.
Ey geçmiş! silindikçe, silindikçe bugünle donanırsın.
Katlanmışım, buruş­muşum, öyleyse neden yakamda bir karanfil?
Ne yapsam bütünleşemiyordu olup bitenler bende. Oluşuna şaşırmış bir çakıl gibiydi yüzüm. Dümdüz, çizgi tutmayan bir çakıl gibi. Tek bir anlam çizgisi yer etmemişti yüzümde ya da bana öyle geliyordu. Dışımdaki varoluş biçimleri, dışımdaki devinimler de durumumun yansımasıydı bir bakıma. Tanrı adı gibiydi bütün adlar, tanrı yüzü gibiydi bütün yüzler. Dünyaya sığınmış bir dünyaydı karşımdaki.