Alıntı:
“Masum bile olsa ölmeli,” diye fısıldadı Cemil’in sesi, Çınar’ın zihninde yankılanarak. Bu sadece bir tehdit değildi; Çınar’ın yazdığı o raporun, Cemil’in hayatını altüst eden tek bir cümlenin bedeliydi. (Sayfa: 159)
Özet
Masum Bile Olsa Ölmeli, Ahmet Olcay Dursun’un kaleminden çıkan, gerilim ve duygu yüklü bir polisiye roman. Başkomiser Çınar Demirci’nin, bir kaza gibi görünen trajik bir olayın ardındaki karanlık sırları çözme yolculuğunu anlatıyor. Soğuk bir Kasım akşamında, ailesiyle seyahat ederken yaşanan kaza, Çınar’ın hayatını altüst eder. Kazada kaybettiği eşi Sevgi’nin gölgesi ve kızı Ebru’nun masum çığlıkları, onu hem bir katilin peşine düşüren hem de kendi vicdanıyla yüzleştiren bir labirentin içine çeker. Üç yıl önceki bir dava, gümüş bir yüzük ve eski dostu Cemil Karaca’nın intikam yemini, Çınar’ı geçmişin hayaletleriyle karşı karşıya getirir. Adalet arayışı, sahte imzalar, offshore hesaplar ve yeraltı dünyasının gölgeli koridorlarında karmaşık bir ağa dönüşür. Çınar, sadece bir cinayeti değil, kendi ahlaki sınırlarını ve sevdiklerini koruyamamanın yükünü de omuzlar. Ihlamur kokulu anılar, suçluluk ve sadakatle harmanlanırken, hikâye okuru adaletin kırılganlığı ve intikamın sinsiliği üzerine düşündürüyor. Samsun’un yağmurlu gecelerinden Ankara’nın gri sokaklarına uzanan bu sürükleyici serüven, Çınar’ın ruhsal yolculuğunu ve emanetlerini koruma mücadelesini etkileyici bir şekilde işliyor. Polisiye severler için hem gerilim dolu hem de duygu yüklü bir başyapıt.