İri, güçlü, kimyasal yalanlar dökülüyor yürüdüğüm sokaklara.Amacı ne sevindirmek ne de üzmek olan yalanlar. Kimsenin sırtını ağrıtmayan, kimsenin mumlarını yatsıya kadar yakmayan yalanlar. Biraz önce bir falcıdan çıktım. Sol avcumda yalan, sağ avcumda seni gördü. Elimi ona uzatır uzatmaz, birkaç iyi dilek yuvarlandı yere. Hani şu “kendine iyi bak” , “lütfen mutlu ol” sözcükleri. Falcı üzgün bir sesle “ bu aşk seni yalancı yapmış” dedi. Şimdi gel de bozabilirsen boz bu büyüyü...