Kelâmın Allah’a ait olduğu bilinci, muhataba çok önemli bir derinlik, teslimiyet ve itminan kazandırır. Çünkü kelâmullah kalplerin ilacı, zihinlerin dermanı, dillerin ise fermanıdır.
Bir zamanlar ilham ve eylem getirip şehirler ve devletler yaratan İslam’ın bugün yada herhangi bir zaman diliminde öncekiyle büsbütün zıt bir sonuç vermesi kabul edilebilir mi ?