Ağırlık merkezimiz kendimiz dışında bir yerde konumlandığında, acı da aynı oranda büyür. Çünkü insan, varoluşsal dengesini başka bir şeyin ya da birinin üzerinde kurduğunda, o şey sarsıldığında kendi içsel dengesi de sarsılır. Tıpkı zemini kaygan bir yerde duran bir yapının en ufak bir sallantıda devrilmesi gibi.
Kimi zaman bu merkez bir insan olur; bir sevgili, bir arkadaş ya da bir aile bireyi. Kimi zaman bir hedef, bir başarı beklentisi ya da toplumun onayı. İnsan, kendinden uzaklaştıkça, yaşama tutunduğu dal da dışsal bir şeye dönüşür. Ve o dışsal şey değiştiğinde ya da yok olduğunda, kişi de kendi içinde yıkılır.