ولقد رأيتك في منامي ليلةً
فنسيتُ ما كان من أحزاني
وحسبتُ نومي في حضورك يقظةً
حتى أفقتُ على فراقٍ ثانِ
لو كنتُ أعلمُ أن الحلم يجمعنا
لأغمضتُ طولَ الدهرِ أجفاني
Unutulursun.
Hiç var olmamış gibi.
Bir kuşun ölümü gibi unutulursun.
Terk edilmiş bir kilise gibi.
Unutulursun.
Geçip giden bir aşk gibi.
Ve karın içinde kalmış bir gül gibi…
Unutulursun.
Ben ne büyük bir dalgınlıkla bakmış olmalıyım ki hayata
görmedim orda çinko damlar ve plastik sürahilerin tanrısını
yerime yadırgadım
yerim olmadı zaten kendi mezarımdan başka
çılgının biri sanılmaktan sakınmaya vaktim olmadı
durmadan beyaz bir aygırla taşardım derin göllerden
bir gebe kısrakla kaçardım derin ormanlara
güneşin zekasıyla doymak isterdim
kaba solgun kağıtlar sunardı
şehrin insanı bana