Serinin 9. romanı. Kendinizi; okurken bir sonraki sayfayı sabırsızlıkla çevireceğiniz, okumaya ara vermek istemeyeceğiniz bir öyküye hazırlayınız. Hikaye, kurgu, betimlemeler hepsi harika. Tüm bu duyguları size yaşatan çeviriyi ise es geçmemek lazım. Senaryo öyle kusursuz kurgulanmış ki romanın sonunu okuyana kadar "suçlu bu" demediğiniz kişi neredeyse kalmıyor. Ve öyle bir sonla ortada kala kalıyorsunuz ki devam romanını okumak için can atıyorsunuz. İlk başlarda yaklaşık 60 sayfa kadar roman sizi sıkabilir ama sabredin ilerledikçe o bölümlerin roman için ne kadarda hayati olduğunu anlayacaksınız. Çok vakit kaybettim serinin onuncusu "Polis" beni bekliyor.
"Mesele yaşamaktan vaz geçmenin gerekmesi değil baba. Mesele boktan şeylere son vermek için ölmenin gerekmesi... Ama bu boktan dünyada iyi olan her şey ya reçeteyle satılıyor, ya tükenmiş oluyor ya da öyle pahalı oluyor ki tadına bakmak için ruhunu satman gerekiyor. Hayat senin paranın yetmeyeceği bir restoran. Bu yüzden, mönüdeki en pahalı şeyi sipariş ver (nasılsa sonun belli, değil mi?), böylece en azından bir lokma yiyebilirsin."
“Ve gerçek dünyayı iki tip insan yönlendiriyor. Güç isteyenler ve para isteyenler. Bunlardan birincisi mevki sahibi olmak, ikincisiyse hayattan haz almak istiyor. İstedikleri şeyi elde etmek için birbirleriyle uzlaşmakta kullandıkları paraya da rüşvet deniyor.”