Psikolojik zamandan kurtulmuş olarak, artık hedeflerinizin peşine korku, öfke, hoşnutsuzluk ya da 'biri haline gelme' gereksinimi tarafından yönetilen acımasız bir kararlılıkla düşmezsiniz. Ego için benlik kaybı olan başarısızlık korkusu yüzünden hareketsiz ve atıl da kalmazsınız. Daha derin benlik duygunuzu varlıktan aldığınızda, bir şey haline gelme psikolojik gereksiniminden kurtulduğunuzda, ne mutluluğunuz ne de benlik duygunuz sonuca bağlı olur ve böylece korkudan kurtulursunuz. Siz kalıcılığı, sürekliliği, onun bulunamayacağı bir yerde, yani form, kazanma-kaybetme, doğum-ölüm dünyasında aramazsınız; durumların, koşulların, yerlerin ya da insanların sizi mutlu etmelerini talep etmez ve böylece onlar beklentilerinize uygun davranmadıklarında ıstırap çekmezsiniz. Bu durumda her şey onurlandırılır ama hiçbir şey önemli olmaz; formlar doğar ve ölürler, ancak siz formların altındaki ebedi olanın farkındasınızdır. Siz gerçek olan hiçbir şeyin tehdit edilemeyeceğini bilirsiniz. Bu sizin varlık hâliniz olduğunda, siz nasıl olur da başarılı olamazsınız? Siz zaten çoktan başarmışsınızdır.
Şimdiden uzaklaşma dürtüsü ortadan kalktığında Varlık sevinci yaptığınız her şeye akar. Dikkatiniz şimdiye döndüğü anda bir mevcudiyet, bir sessizlik, bir huzur hissedersiniz. Siz artık doyum için geleceğe bağlı olmaz, kurtuluşu onda aramazsınız. Dolayısıyla da sonuçlara bağlı olmazsınız. Bu durumda ne başarısızlık ne de başarı sizin içsel varlık halinizi değiştirebilecek güce sahiptir. Siz, yaşam durumunuzun altındaki yaşamı bulmuşsunuzdur.
" Hayır, biz hakkı bâtılın üstüne fırlatırız; o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki o, yok olup gitmiştir. Allah'a karşı nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvallah size! "