Oyalandım dünyanın doldurduğu yollarla acelesiz adımlarla
titremelerle
bir tütsü kabının kışında
ve atkılı yayında akşamüstlerinin
büsbütün ağırlaşan insan gövdelerine
takılıp kalan ruhlarımızla.
Öyle ya - değişti yollar
ıslak yaprakların geçtiği
başımı kaldırdığımda
o sorulmadan yanıtsız çiy kokuları gibi herşeyin akıp akıp da
bana değmeden kuru yataklara dönüştüğü buruk
nane kokularıyla kaldım ellerimde.
Bu yıkıntıdan aklımda kalan en dar sokaklarda kurumuş birkaç eskilik
bazı öyle sarılar
birkaç hertürlü solgunluklar
sabah ölümleri
sonu unutulmuş öyküler
ilk elde atılan en büyük kozlar
saatlerim, saatlerim
en yetersiz soğuklarda
bir kahvenin ılık bırakılmışlığı eski gözlerimden fotoğraflar tek bir ya da birkaç fotoğraf aradığım bazı küller arasında.