Mesele sadece şu, evimin karanlığından çıkıp sana ulaşmak için o daracık yolu büyük bir sevinçle yokluyorum, bir ihtimal sana ulaşacak olan bu tünele kendimi tüm benliğimle atıyorum ama sana ulaşmak yerine aniden aşılması imkansız bu tüneli, yine tüm benliğimle birlikte yavaş yavaş geriye doğru kat ederek tekrar kapatmak zorunda kalıyorum.
Şimdiye kadar hayata katlanamadığımı, insanlara katlanamadığımı düşünüyor ve çok utanıyordum fakat şimdi sen, bana katlanılmaz gelenin hayat olmadığını doğruluyorsun.
İnsan bu kadar didiklerse kendini daha şimdiden geleceğini savaş alanı haline getiriyor, böylesine alt üst edilmiş bir zemin geleceğin binasını nasıl taşıyabilir?