Konu olarak baya ilgimi çekmişti ama kafamdaki hikaye daha farklıydı.Kitabı okurken kendimi ergen gibi hissettim ve bence yazar bunu baya iyi başarmış.Salem'in bütün duygu karmaşası,gereksiz cümle israfı,Arrow'a olan saplantısı ve kendi içinde verdiği savaş cidden güzel aktarılmış ama benim ara ara başımı ağrıttı.Bir süre sonra "allah aşkına bir sus be!" dedim:Dkitapta sevmediğim karakter ablası oldu.Kardeşine karşı çok kaba ve ilgisizdi.Salem kendini hem değersiz hem de işe yaramaz hissediyordu.O yüzden Arrow ile ilişkisine hiç yargılayıcı bakmadım.Smut sahnelerine güldüm çünkü aralarında ki konuşmalar komiğime gitti:D Hadi 1-2 kere kelimeleri fitresiz kullanırsın ama her cümle arasına a*cık yazmazsın yahu!Bu okuyucuyu bir süre sonra rahatsız ediyor.Salem tam bir aptal aşıktı.Kendine saygısı yoktu ama zaten sevgi görmeden büyümüş,arka plana atılmış ve oda karşılıksız aşkına mektup yazarak bağlanmış bir karakterden bahsediyoruz.Mektuplarına ne kadar değer verdiğini son sayfalarda daha iyi anlıyoruz.Yazar bir süre sonra bunalttı ve ben artık okumadan geçtim.Eğer kitapta daha çok arkadaş ilişkileri,futbol ve küçük Salem'in mektupları olsaydı daha keyifli olurdu.10 yaşında yazdığı mektubu okurken tuttuğum günlükler aklıma geldi ve gülümsedim:)Abartılı smut sahneleri bence gereksizdi.Kitap iki arsız ergenin ıslak rüyaları gibiydi yani kısacası.