Aklıma Hazreti Ömer geldi.
'Fırat'ın kenarında bir kurt kuzuyu yese hesabını bana sorarlar.' diyen adaletin simgesi Ömer...
O kuzuyu sadece kurt yemiyor; kızartıp kuzu çevirmesi yapıp sıra gecelerinde, toplantılarda yiyorlar korkmadan, yanında ayranla... Garson şarap isterler mi diye sorduğunda garsonu 'içki haram' diyerek azarlayanlar kul hakkını masada meze gibi hunharca yerler.
Ölümün soğuk yüzünü ve bu dünyada vermedikleri o adaletin yüküyle İlahi adalete hesap vereceklerini tabii ki biliyorlar ama egoları buna müsaade etmiyor.
Doğuştan kör bir grup adam, filin yanına götürülür ve her biri filin farklı bir yerine dokunur.
Biri hortumuna, biri kuyruğuna, biri bacağına ve bu böyle sürüp gider.
Başka biri gelip onlara 'Fil nedir?' diye sorar.
Hortuma dokunan pulluğa benzediğini;
dişine dokunan, bir ağaca benzediğini;
bacağına dokunan biri ise bir tapınağın sütunlarına benzediğini söyler.
Bütünü göremedikleri için hepsi de yanılmıştır.
Ama bu onu değiştirmez.
O yine de bir fildir.
Bazen tam karşında durur ama sen çok yakından baktığın için göremezsin...