Rick Yancey

Rick Yancey

Yazar
8.2/10
508 Kişi
·
1.341
Okunma
·
43
Beğeni
·
2.744
Gösterim
Adı:
Rick Yancey
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Miami, Florida, Amerika Birleşik Devletleri, 1962
Yancey Miami, Florida'da dünyaya geldi. Yancey, genç yetişkinleri hedefleyen gerilim, fantezi ve bilim kurgu eserleriyle beğeni toplayan Amerikalı bir yazardır.

Yancey, Florida'daki Crystal Lake Junior Lisesine katılırken ilk kısa öyküsünü yedinci sınıfta yazdı. Lakeland Lisesi'nden mezun olduktan sonra Florida Southern College'a kabul edildi ve İletişim bölümünden mezun oldu. Florida Southern College'da bir yıl sonra Yancey, Florida Eyalet Üniversitesi'ne geçti ve sonunda Roosevelt Üniversitesi'nden İngilizce BA ile mezun oldu. Mezuniyet sonrası Yancey, hukuk fakültesine devam etmeyi planladı.

Sonuçta Yancey, hukuk fakültesine karşı karar verdi ve yerel topluluk tiyatrolarında oyunculuk ve yönetmenlik yapmakla birlikte İngilizce dersleri vermeye başladı. 1991 yılında Yancey hükümet işi için başvurdu ve İç Hâsıllar Servisi tarafından işe alındı ​​ve burada on iki yıl için bir temsilci olarak çalıştı.

IRS'de iken Yancey eşi Sandy ile tanıştı. Şu anda en küçük oğlu Jake'i yetiştirerek kendi doğduğu Florida eyaletinde yaşıyorlar.
"Kendini herhangi bir şeye inanmaya zorlayamazsın, ancak inanmak için kendine izin verebilirsin. Birine güvenmek için kendine izin verebilirsin."
İnsanların dünyayı fethetmiş olmaları, şiiri, matematiği ve içten yanmalı motoru icat etmiş olmaları, uzay ile zamanın göreceli olmasını keşfetmeleri, atomu parçalayabilmemiz süper bir şeydi.
Ancak bunların arasında en muhteşem şey, elde ettiğimiz en büyük kazanım, polyester elyaftan yumakları bir kumaşın içine tıkıp, anatomik olarak kesinlikle doğru olmayan, dünyanın en korkunç yırtıcılarından birinin karikatürize edilmiş halini, bir çocuğu avutmak için eline vermemizdi. Hep bununla hatırlanmamız için dua ediyorum...
464 syf.
·Beğendi·9/10
Bir muhteşem kitap daha Pegasus'tan.Beşinci Dalga ilk çıktığı zamandan beri okumak istediğim bir kitaptı ah ah neden o zaman okumadıysam! Bu kitap kaçırılmaz arkadaşlar benden söylemesi.Konusu farklı olmuş, hem de bayağı.Distopya severler için şahane bir kitap.Beşinci Dalga, filmi çekilecek kitaplar arasında yerini almış ayrıca.Merakla bekliyorum: ikinci kitabı ve filmi !
464 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bu kitabı okurken arada yaptığım gibi iyi edebiyattan uzak çer çöp eserler arasında dolaştığımda hissettiğim şeyleri hissettim: neden iyi şeyler okumuyorum, bu okuduğum gerçekten kötü mü, iyi bir eser olması mümkün değil mi? Böyle gereksiz dertlenmelerin bana şu korona döneminde çok sıkıntı yarattığını söyleyebilirim. Oysa dönem iyi başlamıştı, bol bol ursula k le guin okumuştum. Cem kalender'in kötü eseri zamanın unutkan koynunda'yı da yarıda bırakmanın verdiği bir keyifle- kötüydü kitap- daha kötüsü olamaz diye düşündüm ve arada elimin gittiği 5. Dalga'ya başladım.

Kitap iyi başladı. Uzaylılar, dünyanın sonu vb teması çok ilgimi çekiyor; Kıyamete Koşanlar Kulübü, hele de Kıyamet Polisi üçlemesi okuduğum en iyi kitaplardan. 5. Dalga bu gruba giremeyeceğini çok geçmeden belli etti; çünkü rahat okunabilirliğine rağmen hiç bir karakter yaratamayışı büyük bir hata. Elbette genç yetişkin diye tabir edilen bir gruba ait bir seri bu, o yüzden ergenler vb ile ilgili konular, aşk vb olması bana tuhaf gelmese bile bu kadar sayfa dolusu olay, diyalog sırasında ağızda kalan tek tadın saman tadı olması düşündürücü. Bu kadar çok anlatmak, ama anlatamamak, yapamamak, yaratamamak. İlgi çekici bir fikri klişelere teslim etmek. Yazarın yaptığı bu. Kitabın olumlu yanı üslubun basit olmaması. Diyaloglar da kötü değil. Kitap birden fazla karakterin gözünden anlatılıyor, bu bence okumaya devam etmemiz için bir dinamik atmosfer yaratıyor, merak duygusunu en çok yazarın bu seçimi sağlıyor diyebilirim. Kötü olan en önemli yönü, kitaptaki bir çok karakterin hiç biri derinlik kazanamıyor. Gerçeklik hissi veremiyor. Yazarın kendisinin inanamadığı bir dünyayı bize ispatlamaya, bizi buna ikna etmeye çalıştığını görüyoruz. Böylece geriye sayfalar dolusu hissiz cümle, hissedemeyen ve gerçeklik duygusu kazanamayan kitap karakterleri ve onların sığlıklarında boğulup kalan edebiyat severler oluyor.

Okumayı düşünenlere bol şans dilerim...
464 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Eveeet, ben geldim. Uzun zamandır 5. Dalga'nın okuma durumumda gözüktüğünü farkettim. Bu ara hayatım karışık biraz, teknik nedenler de araya girince güncelleme yapmayı unutmuşum.

"Uğrunda yaşadığımız her şeyi yok ettiler. Şimdi de uğrunda öleceğimiz şeylerin peşindeler!"

Hazır Mars'ta su bulundu. Evrendeki varlığımız tekrar gündeme gelmeye başladı. Geçtiğimiz aylarda Rusya uzaylılarla ilgili açıklama yaptı derken, kitap tam zamanında denk geldi bana... Uzaylıların Dünyamıza gelmesiyle insanların hayatının nasıl cehenneme döndüğünü anlatıyor kitap... Zaten en sevdiğim konulardan biri olunca yazarımızın işi kolaylaştı diyebilirim ;) Konu uzaylılar olunca hemen klişedir diye damgayı basmayın. Yazarımız Rick'in cidden sağlam bir anlatımı var. Sıradan bir konuyu sıradışı hale getirmiş kendisi... Bu fiziksel olarak hayatta kalma savaşını psikolojik savaşa da taşımış ve bunu çok iyi başarmış. Sürekli alıntı paylaşmak istediğim, beğendim yerlerin sayfa numaralarını not alırken kağıdı tıka basa doldurduğum sayılı kitaplardan...

"1. Dalga: Işıklar söner. 2. Dalga: Sular yükselir. 3. Dalga: Salgın. 4. Dalga: Susturucu. Sırada ne var, Evan? 5. Dalga'da ne gelecek?"

Klasik dünya ahalisi olarak uzaylıların ilk gelişini mutlulukla karşılamışız. Onları evimize davet etmişiz, buyrun soframıza oturun seve seve ağırlarız demişiz. Bunlarda tık yok tabii... Öylee atmosferimiz üzerinde sessiz sakin gemileri takılmaya devam etmiş. İletişim bile kurulamamış. Yahu adamların zaten iyi niyeti olsa gelmeden önce izin istemez mi? Evinizi ziyarete gelicez, biz dostuz diye iletişime geçmez mi? Diplomasi bu şekilde değil midir benim süper zeka insanlık kardeşlerim! :( Bir süre onların niyetindeki bu belirsizlik devam etmiş. Taa ki onlar insanlığın kökünü kurutmak için harekete geçene kadar...

"Gülümsemeyle bir derdin mi var senin?"
"Kaybettiğim ilk şey oydu."

Kitap birden fazla kişinin bakış açısından anlatılıyor. Genelde bu tarz kitaplar okurken kişiyi zorlar, hatta 5. Dalga'da ilk geçiş oldukça sert ama herkesin hikayesi öyle farklı yönlerde ilerliyorki bir süre sonra hangisini okumak istediğini şaşırıyor insan... Karakterler, replikler, olay örgüsü ve iç sesler hepsi güzelce harmanlanmış. Cassie, Ben, Evan, Sammy derken özellikle insanlığın psikolojik savaşı oldukça etkileyici...

Sadece uzaylılarla savaşmıyorlar, kendi korkularıyla, kendi şeytanlarıyla da her gün yüzyüze geliyorlar. Bu uzaylılar hiç öyle filmlerde gördüğümüz gibi değil. Öyle garip saçma sapan evrimleşmiş yaratıklar yok karşımızda... Bir bakıyoruz ki onlar çoktan biz olmuş aramıza karışmış bile...

"Ben ne kaçıyordum ne de saklanıyordum, ben yüzleşiyordum.
Çünkü eğer son kalan bensem, insanlığın ta kendisiydim.
Ve eğer bu insanlığın son savaşıysa, onun savaş meydanı da bizzat bendim."

Karakterler çok inandırıcı, çok bizden... Cassie eski hayatında sıradan bir öğrenci... Notlarını yüksek tutmaya çalışan, okulun en popüler erkeğinden hoşlanan ama ona bir türlü duygularını itiraf edemeyen, yine de sürekli onunla ilgili hayaller kuran sıradan bir kız... Uzaylıların gelmesiyle hayatı tepetaklak oluyor. 3. Dalga ile önce annesini ondan alıyorlar, 4. Dalga ile de babasını... 5. Dalga'nın belirsizliğinde kardeşi Sammy de ondan alınınca artık ona verdiği sözü tutmak için o uzaylı zımbırtılarını cehennemin dibine yollamaya hazır.

"Sana ölümü sevmeyi öğreteceğim. Senin içini kederden, pişmanlıktan, kendine acımaktan arındıracağım ve yerini nefret, kurnazlık ve intikam ruhuyla dolduracağım. Son direnişimi burada yapacağım, Benjamin Thomas Parish."

Ben'in Cassie'nin bu vahim durumundan önceki mutlu, sıradan hayatının bir göstergesi olarak bahsi geçen öylesine biri olduğunu sanırken çocuk doruk noktamız çıktı, iyi mi? Hazırlıksız yakalandım, kabul ediyorum. Onun bakış açısını okurken inanılmaz zevk aldım.

"Ben insan olduğunu hayal eden bir köpek balığıyım."

Evan... Cassie ile ilk karşılaştığında onun kim olduğunu tahmin etmiştim zaten... Ama bu aralarındaki konuşmaların, iletişimin, yaşadıkları paylaşımın! güzelliğini söndürmedi benim için... Cassie onunla olduğu sahnelerde beni bazen uyuz etse de kız haklı... Uzaylı başbelaları insanlığın en önemli özelliği olan "Güven Duygumuzu" yerle bir etmede hiç de fena bir iş çıkarmamış. Ve son olarak acaba nerdesin Evan, başına ne geldi?

Türü seviyorsanız kitabı da benim gibi seveceksiniz. Bir puanı nerden kırdım derseniz tüm bu sevdiğim yönlere rağmen kitapta nedense ufak bir eksiklik buldum. İnanın ne olduğunu ben de bilmiyorum. Belki de bu ara çok yoğun olduğumdan kitabı bölük pörçük okuduğumdandır. Yoksa yazarın anlatımına lafım yok. Özellikle son 100 sayfa nefes nefeseydi ♥ Gerçi sondaki sahneyi biraz gereksiz buldum o ayrı mesele... Ocak 2016'da da filmi geliyormuş, bakalım nasıl bir uyarlama izlicez ;) Herkese iyi okumalar :)
360 syf.
·Beğendi·9/10
İlk kitabın heyecanını devam ettirdiğini düşünüyorum. Zaten bu seri bana göre tam bir kurtarıcı. Yazın sıcaktan bunaldığın zaman, kışın sınav haftanda fazla kafanı yormadan, reading slumptaysan seni kurtaracak bir kitap serisi. Bu kitapsa maalesef bana ilk kitapla karşılaştırdığımda daha kötü geldi nedeni ise “hileci” isimli karakterden daha ilk kitabın sonunda sinir olmaya başlamışken ikinci kitabın büyük bir kısmının onun ağzından olmasıydı. Ama her şekilde güzeldi.
464 syf.
·6/10
İyi başlamış ve gizemli devam ediyorken sonra diğerleri gibi yine 16 yaşında yine aşk meşk yine bir avuç plansız insan uzaylılara karşı vs. vs. ye dönüştü. Göçebe tarzı ancak ondan daha kötüydü.
384 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10·
Son Yıldız, 5. Dalga serisinin son kitabıydı ve böylece seriyi bitirmiş oldum. Aslına bakarsanız bu seri hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum çünkü hem güzel hem de saçma ve tutarsız geldi. Genel olarak şöyle diyeyim eğer bilim kurgu ya da kıyamet senaryolarını içeren kitapları okumaya yeni başlıyorsanız size uygun olabilir. Ama ben bu tarzlarda çok kitap okuduğum için bir sürü saçma şey dikkatimi çekti ve ne kadar okurken onları takmayıp keyif almaya baksam da sinir oldum. Bu tarz kitapların yazılırken çok dikkatli yazılması gerektiğini düşünüyorum. Bilim kurgu yazmak çok riskli çünkü olmayan bir gelecek ve teknoloji yazıyorsunuz. Eğer bir yerde bunu es geçerseniz komik durumlara düşebilir kitabınız. Bu yorumun devamını seriyi okumadıysanız okumayın derim çünkü spoiler içerebilir. Diğer kitaplarda gördüğüm bazı hataları zaten yazmıştım o yüzden burada sadece bu kitapta gördüğüm hataları yazacağım. Örneğin uzaylıların güçlendirilmiş insan vücudunda olmasından ilk kitapta hiç bahsedilmemişti. Sonra ikinci ve üçüncü kitaplar ise bunun üzerine kuruluydu. Aslında susturucular çok iyi nişancı değil neredeyse ölümsüzler! Bu sanki yazarın sonradan aklına gelmiş de hadi bunu ekleyeyim ve bunun üzerinden gidelim demiş. İkinci kitapta Hileci'nin üzerinden gidilmesini sevmiştim ama bu kitapta sevemedim çünkü asıl ana karakterimiz olan Cassie'nin kitabın sonuna kadar hiçbir önemi kalmamıştı. Sadece kardeşiyle kalıyor ve Evan'ı öldürmek istediğini söylüyordu. Aaa, pardon bir de Evan'a tokat atmak istediğini söylüyordu ve atıyordu da, tabi herkese attığı triplerle beraber. Cassie önemini bir süre sonra o kadar yitirdi ki yardımcı karakterler Cassie'nin aslında ne kadar güçlü olduğunu düşünmek zorunda kaldılar her sayfada, kız hiçbir şey yapmadığı halde. Çünkü arada öyle bir karakterimizin de olduğunu hatırlayalım diye sanırım. Ayrıca Cassie her düşüncesinde sayfa sayısını çoğaltmak için aynı şeyleri söyleyip durdu. Bunlardan başka sanırım Ben dışında hiçbir karakteri gerçekçi ve iyi bulmadım. Hiçbiri bana samimi gelmedi. İlk iki kitapta daha iyiydiler ama bu kitapta onlara daha da alışmam gerekirken resmen onlardan soğudum. Sonra bıçaklandığında falan bile kanı akmayan Evan, tıraş olurken çenesinde çizik açtı diye kan akışını durdurucu krem sürdü yüzüne. Yani ne alaka demeden duramıyorum. Sonra adam bıçaklanmış, vurulmuş, yanıkları var, bileği kırık, kolu çatlak; ama Cassie'nin tek takıldığı ve düşündüğü şey biz hepimiz bu kadar acı çekiyorken burnu bile kırılmadı Evan'ın. Yani adam ne yapsın senin için anlamadım. Ve tabi Evan'ın Cassie'ye bu kadar bağlı olması da beni bazı yerlerde yordu ve sinir etti. Hayır benim Cassie'yi sarsasım, daha fazla saçmalamadan sus diyesim geldi ama Evan ona gözlerinden kalp çıkarak bakıyordu. Bana bu aşk çok tek taraflı ve basit geldi. Hatta seride tam olarak bir aşk bile göremedim. Ya itiraf edilemeyen basit duygular vardı ya aşırı takıntılar... Sonra yazar bu uzaylıların uzaylı olmadığı işini de sonradan çıkardı ve kitabın sonunda yine anlamadım ne olduklarını. Uzaylılar mı değiller mi? Sonra Vosch, yine saçma sapan bir kötü karakter olmaya mahkum bırakıldı ve düşmanını güçlendirerek sonunu getirdi. Her kitapta bunlar gibi bir sürü şey vardı ama bu kitapta artık yazarın bunları toparlayacağını sanırken yazar bu sorunların içinde daha da batmıştı. Bunun dışında serinin sevdiğim bir tarafı yardımcı karakterlerdi ve hepsi de teker teker öldü. Bu kitabınsa tek sevdiğim kısmı sonuydu sanırım. O da biraz olsun gerçekçi bir şeyler olduğu içindi. Dediğim gibi benim gibi çok kitap okuyan birisiyseniz yazarın kendi dünyasını iyi kurgulayamaması ve içine girememesi sebebiyle siz de bu seriyi okurken acı çekebilirsiniz -tabi bir de yazarın kız karakter yazamama sorunu var. Ama bu türlere yeniyseniz size iyi gelebilir çünkü oldukça sürükleyici ve maceralı bir seriydi. Zaten ben de bu yüzden verdiğim puanları yine de çok düşük tutmadım...
384 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Selamlar.
Kitap süpriz bir son ile bitti ne yazık ki. Ve biraz da hayal kırıklığı bıraktı geride. Fakat son iki kitapta hileciyi bu kadar ön plana çıkartmak da sanki kitabın baş kahraman rolünün değişmesini açıklıyor. Hileci karakteri çok rahatsız ediciydi. Cassie ve Evanin hikayesine biraz daha yer verilebilirdi. Bir de ufaklik yani Sam.. Cassie'yi üzdü be!
360 syf.
·27 günde·Beğendi·9/10
5. Dalga'nın ikinci kitabı. İlk kitaba göre biraz durgun geçti ama sonra aksiyon doruğa ulaştı. Rick Yansey'i okurken adeta bir film izliyormuş gibi bir hisse kapılıyorsunuz.
464 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10·
5. Dalga, uzun süredir merak ettiğim bir kitaptı. Konusu oldukça klişe duran bir uzaylı bilim kurgu romanı gibi duruyor ama bence yazar bu uzaylı işini olabildiğince orijinal ve farklı bir şekilde anlatmış. Genel olarak kurgusunu ve karakterlerini sevdiğim bir kitap oldu. Aksiyonu yerli yerinde ve iyiydi. Hatta baştan çok hızlı bir giriş oldu neler oluyor dedim ama sonra da bir süre boyunca neler olduğunu açıkladı yazar. Yine bazı yerlerde sanki kopukluklar varmış gibi geldi bana. Bunun dışında yazarın sadece bir ana karakterden gitmeyip birden fazla kişinin ağzından anlatım yapması da bazı yerlerde kafamı karıştırmıştı - özellikle başlarda. Ama sonradan bu kitaba ayrı bir hava kattı bence. Hatta yan ve yardımcı karakterleri ana karakterimizden daha çok sevdim, onların hikayesini daha çok merak ettim. Ve onları daha çok merak etmemin bir sebebi de yazarın bir hatası bence. Daha doğrusu hata değil de hoşuma gitmeyen bir kısım. Genelde kadın yazarlar kadın ana karakter, erkek yazarlar erkek ana karakter yapar ve karşı cinsten yardımcı karakterleri de ana karakterleri de gayet iyi yazarlar. Ama bazen de bu yazarın yaptığı gibi örneğin erkek yazar kadın ana karakter yapar ve bu olmaz, bir şekilde uymaz. Buna çok fazla denk gelmemiştim ama bu kitapta bunu kesinlikle hissettim. Baştan kız çok erkek gibi davranıyor değişik bir tavır sergiliyordu bunu sorun etmedim ama sonra olay aşka meşke gelince çok saçmalamaya başladı kızımız. Bir kızın düşünmeyeceği şekilde düşünmeye ve davranmaya başladı. Bu okurken benim kulağımı tırmaladı diyebilirim - hayır diyemiyorum okuduğum şey nasıl kulağımı tırmalasın ama siz beni anladınız, gözüme battı diyeyim. Yazar hiç kız ana karakter işine girmese ya da en azından 3. kişiden anlatsa daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. Ama sadede gelecek olursam genel anlamda sevdiğim ve aksiyonu bol, tansiyonu yüksek bir kitaptı ve eğer bilim kurgu tarzında kitap okumayı seviyorsanız siz de okumalısınız derim...
384 syf.
·1 günde·9/10
Bu seride birden fazla kahraman var. Diğer serilerden ayıran en önemli özelliği de bu. Serinin en sevdiğim kitabı oldu o yüzden. Diğer kahramanları da bu kitapta sık sık okuduk. Olayları tüm yönleriyle gördük. Ayrıca çok derin de bir kitaptı. Sadece uzaylılar basmakla kalmıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rick Yancey
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Miami, Florida, Amerika Birleşik Devletleri, 1962
Yancey Miami, Florida'da dünyaya geldi. Yancey, genç yetişkinleri hedefleyen gerilim, fantezi ve bilim kurgu eserleriyle beğeni toplayan Amerikalı bir yazardır.

Yancey, Florida'daki Crystal Lake Junior Lisesine katılırken ilk kısa öyküsünü yedinci sınıfta yazdı. Lakeland Lisesi'nden mezun olduktan sonra Florida Southern College'a kabul edildi ve İletişim bölümünden mezun oldu. Florida Southern College'da bir yıl sonra Yancey, Florida Eyalet Üniversitesi'ne geçti ve sonunda Roosevelt Üniversitesi'nden İngilizce BA ile mezun oldu. Mezuniyet sonrası Yancey, hukuk fakültesine devam etmeyi planladı.

Sonuçta Yancey, hukuk fakültesine karşı karar verdi ve yerel topluluk tiyatrolarında oyunculuk ve yönetmenlik yapmakla birlikte İngilizce dersleri vermeye başladı. 1991 yılında Yancey hükümet işi için başvurdu ve İç Hâsıllar Servisi tarafından işe alındı ​​ve burada on iki yıl için bir temsilci olarak çalıştı.

IRS'de iken Yancey eşi Sandy ile tanıştı. Şu anda en küçük oğlu Jake'i yetiştirerek kendi doğduğu Florida eyaletinde yaşıyorlar.

Yazar istatistikleri

  • 43 okur beğendi.
  • 1.341 okur okudu.
  • 26 okur okuyor.
  • 636 okur okuyacak.
  • 39 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları