Seri olarak bahsetmek gerekirse bütünlük açısından gayet iyi, tek kitap olarak konuşacaksak tek kelimeyle bir soru sorularak okunan sürükleyici bir ilk kitap. Uzaylı istilasına meraklı zihniyetimiz burada da iş başında tabi. Ama sonrası, uzaylıların asıl amaçları anlaşılınca olaylar değişiyor. Dalga dalga gelen bir yokoluş sözkonusu. Baş karakter aslında Cassiopeia (cassie), ancak birden fazla karakterin ağzından olayları dinlememizden ötürü bence 4 5 tane baş karakter vardı ve Rick'in en çok bu usulde yazmasını sevdim hatta tarzından etkilendim diyebilirim. Açlık oyunlarıyla yarıştıramam ama yine de kesinlikle iyiydi diyeceğim bir seri.
Eveeet, ben geldim. Uzun zamandır 5. Dalga'nın okuma durumumda gözüktüğünü farkettim. Bu ara hayatım karışık biraz, teknik nedenler de araya girince güncelleme yapmayı unutmuşum.
"Uğrunda yaşadığımız her şeyi yok ettiler. Şimdi de uğrunda öleceğimiz şeylerin peşindeler!"
Hazır Mars'ta su bulundu. Evrendeki varlığımız tekrar gündeme gelmeye başladı. Geçtiğimiz aylarda Rusya uzaylılarla ilgili açıklama yaptı derken, kitap tam zamanında denk geldi bana... Uzaylıların Dünyamıza gelmesiyle insanların hayatının nasıl cehenneme döndüğünü anlatıyor kitap... Zaten en sevdiğim konulardan biri olunca yazarımızın işi kolaylaştı diyebilirim ;) Konu uzaylılar olunca hemen klişedir diye damgayı basmayın. Yazarımız Rick'in cidden sağlam bir anlatımı var. Sıradan bir konuyu sıradışı hale getirmiş kendisi... Bu fiziksel olarak hayatta kalma savaşını psikolojik savaşa da taşımış ve bunu çok iyi başarmış. Sürekli alıntı paylaşmak istediğim, beğendim yerlerin sayfa numaralarını not alırken kağıdı tıka basa doldurduğum sayılı kitaplardan...
"1. Dalga: Işıklar söner. 2. Dalga: Sular yükselir. 3. Dalga: Salgın. 4. Dalga: Susturucu. Sırada ne var, Evan? 5. Dalga'da ne gelecek?"
Klasik dünya ahalisi olarak uzaylıların ilk gelişini mutlulukla karşılamışız. Onları evimize davet etmişiz, buyrun soframıza oturun seve seve ağırlarız demişiz. Bunlarda tık yok tabii... Öylee atmosferimiz üzerinde sessiz sakin gemileri takılmaya devam etmiş. İletişim bile kurulamamış. Yahu adamların zaten iyi niyeti olsa gelmeden önce izin istemez mi? Evinizi ziyarete gelicez, biz dostuz diye iletişime geçmez mi? Diplomasi bu şekilde değil midir benim süper zeka insanlık kardeşlerim! :( Bir süre onların niyetindeki bu belirsizlik devam etmiş. Taa ki onlar insanlığın kökünü kurutmak için harekete geçene
Bu kitabı okurken arada yaptığım gibi iyi edebiyattan uzak çer çöp eserler arasında dolaştığımda hissettiğim şeyleri hissettim: neden iyi şeyler okumuyorum, bu okuduğum gerçekten kötü mü, iyi bir eser olması mümkün değil mi? Böyle gereksiz dertlenmelerin bana şu korona döneminde çok sıkıntı yarattığını söyleyebilirim. Oysa dönem iyi başlamıştı, bol bol ursula k le guin okumuştum- o arada elimin gittiği 5. Dalga'ya başladım.
Kitap iyi başladı. Uzaylılar, dünyanın sonu vb teması çok ilgimi çekiyor; Kıyamete Koşanlar Kulübü, hele de Kıyamet Polisi üçlemesi okuduğum en iyi kitaplardan. 5. Dalga bu gruba giremeyeceğini çok geçmeden belli etti; çünkü rahat okunabilirliğine rağmen hiç bir karakter yaratamayışı büyük bir hata. Elbette genç yetişkin diye tabir edilen bir gruba ait bir seri bu, o yüzden ergenler vb ile ilgili konular, aşk vb olması bana tuhaf gelmese bile bu kadar sayfa dolusu olay, diyalog sırasında ağızda kalan tek tadın saman tadı olması düşündürücü. Bu kadar çok anlatmak, ama anlatamamak, yapamamak, yaratamamak. İlgi çekici bir fikri klişelere teslim etmek. Yazarın yaptığı bu. Kitabın olumlu yanı üslubun basit olmaması. Diyaloglar da kötü değil. Kitap birden fazla karakterin gözünden anlatılıyor, bu bence okumaya devam etmemiz için bir dinamik atmosfer yaratıyor, merak duygusunu en çok yazarın bu seçimi sağlıyor diyebilirim. Kötü olan en önemli yönü, kitaptaki bir çok karakterin hiç biri derinlik kazanamıyor. Gerçeklik hissi veremiyor. Yazarın kendisinin inanamadığı bir dünyayı bize ispatlamaya, bizi buna ikna etmeye çalıştığını görüyoruz. Böylece geriye sayfalar dolusu hissiz cümle, hissedemeyen ve gerçeklik duygusu kazanamayan kitap karakterleri ve onların sığlıklarında boğulup kalan edebiyat severler oluyor.
Okumayı düşünenlere bol şans
Bir muhteşem kitap daha Pegasus'tan.Beşinci Dalga ilk çıktığı zamandan beri okumak istediğim bir kitaptı ah ah neden o zaman okumadıysam! Bu kitap kaçırılmaz arkadaşlar benden söylemesi.Konusu farklı olmuş, hem de bayağı.Distopya severler için şahane bir kitap.Beşinci Dalga, filmi çekilecek kitaplar arasında yerini almış ayrıca.Merakla bekliyorum: ikinci kitabı ve filmi !
İyi başlamış ve gizemli devam ediyorken sonra diğerleri gibi yine 16 yaşında yine aşk meşk yine bir avuç plansız insan uzaylılara karşı vs. vs. ye dönüştü. Göçebe tarzı ancak ondan daha kötüydü.
Kitap ilk başlarda biraz sıkıcı gibi olsa da ilerledikçe saran bir konusu var. Belki bir çoğunun biraz şikayetçi olacağı bir konu da bölümler de karakterden karaktere geçiş söz konusu ilk başlarda biraz afalliyorsunuz ama ilerledikçe ona da alışılıyor. Konusu bakımından benim hoşuma giden bir konusu var. Anlatım şekli de gayet akıcı ve guzel. Başlıca bir kaç ana karakterimiz var ve olaylar genelde onların üzerinde dönüyor ve sonuçta hepsi aynı yerde toplanıyor. Açıkçası ben kitabı beğendiğim için seriyi komple aldım. Artık ikinci kitaba başlama zamanı ve bence mutlaka okumalısınız. :)
Yanii, eh işte. Konusu klişe bir bilim kurgu kitabı olmasına rağmen ben bu tarz kitaplar okumayı çok seviyorum, ancak.. Muhtemelen ilk çıktığı yıllar okusaydım daha çok severdim. İlk çıktığı zamandan beri aklımın bir köşesinde duran bir seriydi. Keşke o zamanlar okusaymışım. Filmini de dün izledim. Daha iyi olabilirmiş. Kitabı okumaya vakit bulamayışım da kitabı daha az sevmeme ve karakterlere daha az bağlanmama neden oldu. Yine de seriye devam edeceğim. Umarım diğer kitaplar daha güzeldir.
Bazen arayışınız romantik bir kitap olur ,bazen beyin yakan bir cümlede bin anlam içeren kitaplar,bazen sizi güldürsün bazen aglatsin istersiniz ,bazen tarihten olaylar yüklüdür sayfalarda gecmise gidersiniz,bu böyle devam eder. ..
Ben de sayfamda da farkettiyseniz genellikle her turlu kitaba yer veriyorum.Hepsinden aldığım keyif farklı farklı, ruh halime göre de değişir okuduklarim.
5.Dalga fantastik ,macera ,bilimkurgu kategorisinde ele alacağımız bir kitap.Öyle heyecanla sürükledi ki sayfalar beni neden bunca zaman ertelemisim bu kitabi dedim.
Icerigini az biraz tahmin ediyordum.Kendime Açlık Oyunları serisindeki gibi bir kitap seçmek istedim ,çünkü çok severek okumuştum açlık oyunlarını da
5.Dalga da beni hayal kırıklığına uğramadı.Bu tarz kitaplari okurken kendimi o zamanda ve mekanda hissediyorum.Dünyayı istila eden Ötekiler. Her yer alt üst olmuş yıkılmış, yakılmış.
Bir ben kalmışım elimde silahimla, kötü olan herkese savaş açmisim falan filan.
Kitabımızın konusu Dünyayı ve insan soyunu yok etmeye ugrasan Ötekiler ,insanı insana öldürten o programlama yöntemi ile asker yetiştiren Ötekiler.
Diğer tarafta ailesini kaybeden ve hayata tutunan baş kahramanlarımız.
Kısacası bu tür kitaplari okumayi seviyorsanız tavsiye ederim.Hemen arkasından Sonsuz Deniz adli devam kitabıni okuyacagım.
Kitabın konusuna baktığınızda bir klişe görüyorsunuz. Uzaylılar dünyayı istila eder, insan ırkına savaş açar. Buraya kadar farklı bir şey yok denebilir. Kitaba beni bağlayan şey bu durumun insanları psikolojik savaşa sürüklemesi, insanların elindeki güven duygusunu alması. İstilacı uzaylılar da en az sizin kadar insan görünüyorsa hiç bir şekilde kimin düşman kimin dost olduğunu anlayamıyorsanız, hiç ummadığınız biri size yardım ediyorsa ve size öğretilen her şeyin aslında aldatmaca olduğunu öğrendiğinizi de pusulanızı kaybedersiniz.
Dediğim gibi orjinal bir konusu yok fakat kitabı okurken bu duyguları hissederek okudum ve ilgisini çekenlere tavsiye ederim.
eğer ortaokuldayken teen wolf izlediğiniz günlerdeyseniz, saçma sapan arkadaşlık dramalarından sıkıldıysanız ve kitap okumayı seviyorsanız bir ihtimal okuyup çok sevmiş olabilirsiniz. ama 20li yaşlardaysanız ve reading slumptan çıkmaya çalışıyorsanız asla önermem. kitaplığımda okumadığım kitap kalsın istemediğim için hepsini tekrar okumaya karar vermiştim, baya kötü bir başlangıç yapmışım. tüm karakterler baya saçma kararlar veriyorlar. alıntılanacak bir cümle bile yok. yani ortaokuldayken şeyi çizmişim, bir kız bir erkekten hoşlanıyorsa ona fosforlu kalemini verir tarzı bir şey. kitabın dili baya kötü. akıl mantık var bunu da yapmazsın diyebileceğiniz her şeyi yapan karakterler var. eh be yani diyip bazen kenara koyuyordum kitabı öyle söyleyeyeyim. yine de okurken sizi ortaokul anılarınıza götürdüğü için 1 puan verdim.cömert davrandığımı düşünüyorum.
Yancey Miami, Florida'da dünyaya geldi. Yancey, genç yetişkinleri hedefleyen gerilim, fantezi ve bilim kurgu eserleriyle beğeni toplayan Amerikalı bir yazardır.
Yancey, Florida'daki Crystal Lake Junior Lisesine katılırken ilk kısa öyküsünü yedinci sınıfta yazdı. Lakeland Lisesi'nden mezun olduktan sonra Florida Southern College'a kabul edildi ve İletişim bölümünden mezun oldu. Florida Southern College'da bir yıl sonra Yancey, Florida Eyalet Üniversitesi'ne geçti ve sonunda Roosevelt Üniversitesi'nden İngilizce BA ile mezun oldu. Mezuniyet sonrası Yancey, hukuk fakültesine devam etmeyi planladı.
Sonuçta Yancey, hukuk fakültesine karşı karar verdi ve yerel topluluk tiyatrolarında oyunculuk ve yönetmenlik yapmakla birlikte İngilizce dersleri vermeye başladı. 1991 yılında Yancey hükümet işi için başvurdu ve İç Hâsıllar Servisi tarafından işe alındı ve burada on iki yıl için bir temsilci olarak çalıştı.
IRS'de iken Yancey eşi Sandy ile tanıştı. Şu anda en küçük oğlu Jake'i yetiştirerek kendi doğduğu Florida eyaletinde yaşıyorlar.