Abdullah ibni Ömer (Radıyallahu anhuma)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Siz İ’yne ile alışverişte bulunur, ineklerin kuyruklarına yapışır, ziraatten razı olur ve cihadı terkederseniz Allah (Subhanehu ve Teala) boyunlarınıza zillet damgasını vurur. Tevbe edip dininize dönmedikçe de bu zilleti sizden kaldırmaz.”30
Beyhaki, Şuubul İman’da şöyle demiştir: “İ’yne ile alışveriş "Bu
malı şu şu fiyata al, ben de senden şu fiyata alırım" diyerek yapılan alışveriştir.”
Maverdi “Havî” adlı eserinde şöyle der: “İ’yne denilmesinin sebebi paranın kârla alınmasıdır. Ayn ise dirhem ve dinarladır.”
Hadisin manası şudur: “İnsanlar cihadı terkedip ziraat ve benzeri şeylere yöneldiklerinde Allah (Subhanehu ve Teala) da onların üzerine
düşmanlarını musallat kılar. Onların düşman saldırılarına karşı bir hazırlıkları da yoktur. Çünkü onlar içinde oldukları dünya nimetlerine
rıza göstermişlerdir. Dolayısıyla hakir ve zelil olmaları haktır. Onlar üzerlerine vacip olan kafirlerle cihada, onlara karşı sert olmaya, dini
ikame etmeye, İslam ve ehline yardım edip küfür ve ehlini zelil kılmaya dönmedikçe o zilletten kurtulamazlar.”
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in “dininize dönmedikçe” sözü cihadı terketme ve ondan yüz çevirip dünyaya dalmanın dinden çıkma ve
ondan ayrılma olduğuna delalet eder. Bu da insana günah olarak yeter…
Ayrıca insanlar cihadı terk ettiğinde Allah (Subhanehu ve Teala)
yaptıklarının cezası olarak onlara fakirliği musallat eder. Ancak bu fakirlikten mal fakirliğini anlamamak gerekir. Çünkü asıl fakirlik, kalp fakirliğidir. Yani Allah (Subhanehu ve Teala) onlara kalp fakirliğini, aşırı hırsı ve cimriliği musallat kılar. İşte gerçek fakirlik budur. Velev ki dünya dolusu malı olsa bile…
30 Ebu Davud, 3/740;