Muhammed b. İbrahim b. Ebi Sekine dedi ki: “Abdullah b. Mübarek
ile Tarsus'ta beraberdik. Biz mevzilerde nöbet tutuyorduk. Ben Hacca gitmeyi istiyordum. Fudayl b. İyad da Kabe’de uzlete çekilmiş kendisini
ibadete vermişti. İbni Mübarek Fudayl b. Iyad için şu şiiri yazdı ve
benimle gönderdi:
Ey Harameynin abidi! Eğer bizleri görseydin
Şüphesiz ibadetle oyalandığını bilirdin.
Bazılarının yanakları yıkanıyorsa
Bizim boğazlarımız kanla yıkanıyor.
Yahut onun atı batılda yoruluyorsa,
Bizimkiler günün sabahında yoruluyor.
Miskin kokusu size olsun, bizim kokumuz da bize...
Tırnakların tozu ve duman bizim için daha güzeldir.
Şüphesiz nebimizin sözü gelmiştir bize...
O sahih bir sözdür, yoktur içinde yalan.
Hayır! Eşit olamaz! Allah'ın atlarının burnundaki tozla
Tutuşan ateşin dumanı...
Aramızda konuşan Allah'ın kitabıdır,
Şehid ölü değildir, bu da yalanlanamaz...
Fudayl b. İyad ile karşılaşınca ona mektubu verdiğimde iki gözünden
yaşlar aktı ve "Ebu Abdurrahman doğru söylemiş ve bana nasihatte
bulunmuş" dedi.”(Siyer-u Alâmun Nubela, Zehebi, 8/412.(