بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ ﴿٥﴾
“Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi haktır.”
Allahın haşir ve amellerin karşılığı ile ilgili vaadi haktır, asla bir hilaf söz konusu değildir.
فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا “Öyleyse sakın sakın dünya hayatı sizi aldatmasın!”
Ta ki dünya hayatına dalmak ve lezzetlerinden faydalanmak, sizi ahireti talep etmekten ve orası için çalışmaktan alıkoymasın.
وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِاللَّهِ الْغَرُورُ “Ve sakın sakın o aldatıcı şeytan, Allah hakkında sizi aldatmasın.
Şeytan da “günahlara devam etseniz bile Allah sizi bağışlar” şeklinde hülyalarla sizi aldatmasın. Gerçi, Allahın o kadar çok günah içinde olan insanları affetmesi mümkündür. Ama bundan yola çıkarak günahlara devam etmek, “bünyem kuvvetlidir” diyerek zehir içmeye benzer.