Önce kocalarımızın, oğullarımızın derilerini yüzdüler, sonra da intihar edemesinler diye ellerini ayaklarını kesip, ölmeye bıraktılar. Yaralarna sinekler, arılar kondu, kimi acıdan çıldırdı, kimi hemen öldü, kimi...”
Radovan Karadziç, Avrupa Topluluğu'na Bosna-Hersek'in de başvurusunu yaptığını duyduğunda, terbiye sınırlarını aşarak, "Bu çocuk ölü doğar. Topraklarımızda bir Müslüman piçinin doğup büyümesine elbette izin vermeyeceğiz," demişti.