Sevdalinka

8,4/10  (409 Oy) · 
1.907 okunma  · 
362 beğeni  · 
6.845 gösterim
Aynı ırktan, kim bilir belki de aynı soydan geliyorlardı. Aynı yaşlarda, aynı boylardaydılar. Aynı kadını sevmişlerdi. Ataları aynı tanrıya ayrı yollardan ulaşmak istedikleri için, biri Boşnak diğeri Hırvat'tı. Bunu kendileri seçmemişlerdi, savaşmayı ve kaderlerini de seçmedikleri gibi. Ve ambulanstaki çocuğu kurtarmanın dışında, beklentileri yoktu yarın için.

Yarınlar, kurşun, havan topu ve bombaydı, kandı. Ama her ikisi de farkına bile varmadan 'daha güzel günleri' bekliyorlardı. İnsanlar, değişik inançlarla ve hırslarıyla ne kadar karıştırırlarsa karıştırsınlar, kana, acıya, şiddete bulaştırsınlar, bu muhteşem dünyayı, yaşam bir umuttu sonuçta. Hiç bitmeyen bir umuttu.

Dünya tarihinin en acımasız soykırımlarından Bosna'da, bir kadın gazetecinin hayatla hesaplaşması...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    340
  • ISBN:
    9789752892422
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sevda ALTUNTAŞ 
18 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 6/10 puan

Kitap , Osmanlı öncesinde dini nedenlerle Haçlı Orduları tarafından , 1992 Savaşı’nda ise Sırplar ve Hırvatlar tarafından , Birinci ve İkinci dünya Savaşları sonrasında da sürekli soykırıma tabi tutulan ama asla yok edilemeyen Boşnak halkının acılarını anlatıyor.
"Büyük Sırbistan" hayalleri kuran Bosnalı Sırp'lar , Sırbistan'dan aldıkları askeri yardımlarla Bosna'da bir Sırp Cumhuriyeti kurduklarını ilan ettiler.
Kendi bölgelerinde bulunan Müslüman Boşnaklardan da bu bölgeyi terk etmelerini istediler. Bunu hızlandırmak içinse sistematik bir soykırıma başvurdular.

Hareket eden her şeyi vurma emri veren bir zihniyet düşünün...
Kadın,erkek,bebek,çocuk,yaşlı ayırmayan bir yöntem düşünün...
Şehre giriş ve çıkışın yapılmadığını,gıdanın bittiğini,elinizdeki ürünlerin tükendiğini...
Temiz su şebekelerinin yok edildiğini , elektriğin olmadığını , yakacak odun ve kömürün bittiğini ...
Bebeğinizin,anne babanızın ya da en yakın dostunuzun gözlerinizin önünde bakımsızlıktan ve açlıktan öldüğünü düşünün...
Bebeğiniz ağladığı için Sırp askerleri tarafından pencereden fırlatılarak atıldığını !!!
BM , yardım gönderiyoruz diye 30 yıl öncesine ait konserveleri ve pirinç paketlerini sizlere yolladığını düşünün...
En acısı da etnik temizliğin bir parçası olan ve sırp askerlerinin kadınlara ve kız çocuklarına tecavüz ettiğine şahit olduğunuzu düşünün.

Bir hafta süren katliam 2. Dünya Savaşı'ından sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak tarihte yerini aldı.

Ratko Mladiç ; ülkemi ve milletimi koruyordum , diyerek çıkarıldığı mahkemede soykırım suçlamalarını reddetti. Ama ele geçirilen günlüğünde ;
''Müslümanları öldürmek sorun değil , 1 günde 50 bin kişiyi de öldürürüz...
Ancak onlar yine doğururlar. Önemli olan onları bu topraklardan tamamen sürmektir.'' yazıyordu.

Kitap başlarda çok sıkıcı ilerliyor.Gereksiz detaylarla da konunun çok fazla uzatılmış olduğunu düşünüyorum.Birçok yerde de oldukça fazla devrik cümle vardı ve bu da okuyucunun okurken sıkılmasına sebep oluyor. Açıkcası kitabın sadeleştirilip tekrar basılması gerektiğini düşünüyorum.
Sevdalinka ' nın , Sırpların Saraybosna’da yaptığı vahşetin ve soykırımın ne boyutta olduğunu anlayabilmek için , 1395 gün kuşatma altında kalan Boşnak halkının acılarını bir nebze de olsa anlayabilmek ve acılarına ortak olabilmek için okunması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.

İnsan onurunun tamamen ortadan kalktığı , vicdanın yok olduğu ve insanlığın kaybolduğu onurlu şehir Bosna ...
Sevdalinka kitabıyla acınızı bir kez daha paylaştım.