Adı:
Adı: Aylin
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
398
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752890435
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Adı: Aylin
Adı: Aylin
"Aylin Radomisli Cates, 19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları kırılmamıştı. Çorapları bile kaçmamıştı. Kaptıkaçtı tipi arabası, parke taşı döşeli dümdüz avluda, aklın alamayacağı bir nedenle kayarak, dört parmak yüksekliğindeki seti atlamış, meyil aşağı inmiş, ön tekerlekleri yolda, arka tekerlekleri duvara takılı durmuştu. Aylin, arabanın altına çaprazlamasına girmiş, sırtüstü yatıyordu. Üstünde abiye bir gri döpiyes, yakasında yarım ay biçiminde bir elmas broş, parmağında tek taş yüzük vardı. Otopsi raporuna göre, iki gün önce, Salı gecesi ölmüştü."

Türkiye'nin tartışmasız en ünlü kitaplarından biri Adı: Aylin, prenseslikten Amerikan ordusuna uzanan baş döndürücü bir hayatın romanı...
Aylin çoğumuzdan -neredeyse hepimizden- farklı bir kişilik. Göremediğimiz hatta belki ifade bile edemediğimiz toplumsal iplerimiz yokmuşçasına davranan özgür bir ruh. Kitabın sonuna kadar saymakta zorlandığım kadın erkek ilişkilerinin yürümemesinin sebebi yalnızca onun kendisi. Okurken keyif almaktan çok sinir oldum aslına bakarsanız, hatta ileride çocuklarımın okumasını tercih etmeyeceğim bir kitap olarak kütüphanemde kalacak.

Örnek bir hayat hikayesi olarak gösterilen bu kitap bana kalırsa, hayattaki tek(!) başarısı bilmem kaç yaşında doktor olabilmesi olan ama yürütemediği kadın erkek ilişkileri, mantıksız hareketlerle hayatını mahvetmesi, mişel gibi bir adamı (kocası oluyor bir de) bir hiç uğruna resmen kendinden kovalaması, hiçbir şeyden tatmin olmayıp sürekli sıkılıp küçük şımarık bir kız çocuğu gibi yenilikler peşinde koşması ve bunu yaparken asla arkasında bıraktıklarına bakmaması ve her seferinde daha da mutsuz olması, bir dönem geçirdiği kendinden yaşlı erkeklerden (dedesi yaşında olacak ama) haz alma ve onların ilgisini çekme çabası, aşırı kötü giden bir evliliği sırasında başka bir adamdan bir mağazanın soyunma kabininde hamile kalmayı becerebilmesi, tıp okurken ki öğrencilik hayatında hiç etik olmayan bir şekilde fizik asistanı mıydı neydi bir nevi hoca işte onunla birlikte olması ve evlenmesi ve okul bittikten sonra evlilik sanki çocuk oyuncağı yada çıkar ilişkisiymiş gibi çat diye ayrılmalar, bir kocasından çocuk sahibi olabilmek uğruna din değiştirebilmesi ancak bir çocuğa da sahip olamaması, partide gördüğü bir adama yamanmaya çalışırken o adam evli dediklerinde bana ne modunda olması ve gerçekten o adamla ilişki kurmasından ibarettir. Bunların hangisi örnek teşkil ediyor merak ediyorum doğrusu. Bir de son olarak kitap bitince kendi kendinize “eee?” diyorsunuz çünkü kitap faili meçhul bir cinayetle sonlanıyor arkasında da yazdığı üzere. Tavsiye etmiyorum.
kitabın başlarında, istanbul'un varlıklı ailelerinin yaşantılarının ön plana çıkarılarak bu ailelerden bir kişinin aşklarının anlatıldığı bir eser olduğu hissine kapılmıştım.fakat devam ettikçe olayın o kadar basit olmadığını farkettim. kitap çok farklı bir yaşamın gerçek hikayesini anlatıyor.Aylin Radomisli adlı kişinin sayısını sayamadığım aşklarını,evliliklerini,meslek ve sosyal hayatını,dostluklarını,başarılarını,yanlışlarını ve doğrularını,kısaca ilginç ve dolu dolu yaşanmış müthiş yaşamını anlatan harika bir biyografi eseri.
Uzun bir süreden sonra ilk defa bir kitabı yarım bıraktım. Bir daha Ayşe Kulin okuyup okumamakta kararsızım açıkçası.. O kadar güzel yorumlar vardı ki kitapla ilgili merak edip almıştım fakat kitapta Aylin Devrimel'in eşya değiştirir gibi sürekli eş değiştirmesi, şuan hatırlayamadığım(o kadar çok ki!) bir eşine evli olduklari süre içerisinde biraz da başka bir kadınla birlikte olmasını söylemesi ve en önemlisi yigeniyle yaptığı bir konuşmada namaz kılmanın o kadar da gerekli olmadığını imâ etmesi beni çileden çıkardı ve daha fazla devam edemedim. Kesinlikle tavsiye etmiyorum. Zaman kaybı !
Aylin Radomisli Cates 19 ocak 1995 perşembe günü evinin bahçesinde, şüpheli bir şekilde evinin temizlikçisi tarafından bulunur ve ölümündeki sır perdesi aralanamaz ve kayıtlara garip bir kaza olarak geçer. Aylin Devrimel in biyografisi olarak yazılmıştır kitap ailesi çocukluğu,gençliği, okulları, evlilikleri ve meslek hayatı anlatılıyor kitapta. Sıradaşı bir kişilik ve sıradışı bir hayat anlatılıyor... Aslında çok ilgimi çektiğini söyleyemem kitabı okurken zaman zaman sıkıldım... biyografi okumayı severlere tavsiye edebilirim.
Kitap, insana hayata hiçbir şeyin imkansız olmadığını canlı bir örnekle gösteriyor. Ayrıca hayatta çoğu zaman bittigini tükendiğini zannetiğimiz bir çok şeyin üstesinden kalkılmayacak kadar ağır olmadığını da çok güzel bir şekilde anlatıyor.
Efendim sonuçta Ayşe Kulin'in kitabını okuyorsunuz. Kendinden mutlaka bir şeyler katan yazarımızın. Döneme mutlaka eğilen gayet devrik cümlelerle hoş bir şekilde eleştiren bir bayan usta yazarımız.
Kitaba gelecek olursak okumadan asla duramadım. Ama şundan eminim ki bu kitap 2 türlü eleştirilecek;
Birincisi; Güçlü kadın Aylin 24ünden sonra tıpı tutturan kendini ezdirmeyen bütün her şeyin üstünden gelen zarif alımlı bakımlı eğitimli kültürlü asla yılmayan vazgeçmeyen direnen güçlü Aylin
İkincisi ise: Kendi hayatı çok çok iyiyken evlilikleriyle bazı hatalar yapan ve bencil davranan Aylin.
Sadece benim düşüncelerim bunlar siz elbette başka türlü de düşünebilirsiniz :)
Ayşe Kulin'den okuduğum ilk kitaptı bu. Çok etkilendim. Hikayesi çok güzel. Yazarın anlatımı çok güzel. Tekrar tekrar okunması gerekli bir eser bana kalırsa.
Ankara' da başlayıp, İstanbul' a, Paris' e, İsviçre' ye oradan da Amerika' ya uzanan sıradışı bir kadının, sıradışı bir hikayesini anlatıyor kitap. Gerçekten böyle bir kadının yaşadığını bilmek ve onun anılarında bu kitap aracılığıyla yolculuk etmek güzeldi. Yazarın da kuzeni olan Aylin Devrimel Radomisli Cates' in hayatı bir roman tadında sürükleyici işlenmeye çalışılırken, güzel bilgiler de sunuyor okuruna. Ayrıca tarihe tanıklık da ettiriyor istemeden. Kitabı okuyanlar kahramanlarını da araştırmalı derim, ilginç bilgiler edinmeye de yol açıyor böylece.
Keyifli okumalar:-)
Aylin gerçek gerçek bir yaşam öyküsü. Ayşe Kulin yakın dostu Aylin'in okurken sizi bile yoracak hikayesini kendini anlatır rahatlıkta anlatmış. Ne istediğini ve ne istemediğini bilmeyen, ailesini, arkadaşlarını ve sevenlerini arkasından sürükleyen bir kadın Aylin. Karmaşık inanç sistemi, hümanist ve pozitivist kişiliği, 6-7 evliliği, çılgın, aklına eseni yapan ve asla telkin kabul etmeyen yapısıyla ilginç bir karakter. Üstelik el attığı her alanda çok başarılı. Ama evliliklerinde değil. Üstelik uzun süre mutlu olmak ve stabil yaşamak hiç ona göre değil. Dinden dine, renkten renge, kocadan kocaya bir hayat.
Karakterin gerçek olması ve fotoğraflarla da desteklenmesi kitabı ilgi çekici kılıyor.
Buraya kadar hikayenin kurgusu üzerineydi.
Ayşa Kulin ile ilgili söylenecek çok söz yok berrak, akıcı özgür bir anlatıma bir şekilde esas kızın hikayesinin bir parçası oluşu da eklenince daha bir keyifli olmuş.
Yarı otobiyografik bir yaşam öyküsü dersek sanırım yanlış tanımlamamış olurum.
Herkesin aksine ben bu kitabı hiç beğenmedim. Bir kadının yaptığı saçma sapan şeyler hiç ilgimi çekmedi doğrusu. Füreya kitabını severek okuyup bu kitabını da büyük bir hevesle aldım fakat sonu hayal kırıklığı oldu.
Ankara' da başlayıp, İstanbul' a, Paris' e, İsviçre' ye oradan da Amerika' ya uzanan sıradışı bir kadının, sıradışı bir hikayesini anlatıyor kitap.
O K U M A Y I N !!!!!!!
Sınavlar, yolculuklar derken gereğinden fazla elimde kalan bu kitap için nasıl bir inceleme yapacağımı şaşırmış durumdayım. Ayşe Kulin devri benim için çoktan kapanmıştı zaten ama ne yazık ki elimde son iki kitabı vardı onları da okuyacaktım elbette bu kitaplardan biri Adı Aylin.. Hakkında baya iyi şeyler okuduğum halde Ayşe Kulin olduğu için pek umutlanmamıştım ama bu kadarını da beklemiyordum doğrusu. Asla tutucu, ilişkilerinden veya yaşam tarzlarından, kılığından kıyafetinden ötürü insanları eleştiren biri değilim fakat bu ahlak sınırlarım olmadığı anlamına gelmez ! Ayşe Kulin kadınların kocalarını aldatmasını son derece meşru bulan bir hanım olsa da ben kimsenin kimseyi aldatmasını meşru bulmuyorum. Bu kitapta da Aylin hanım sayısız eş değiştirirken eşlerinden genelde başka ilişkilere başladıktan sonra boşanıyor, zengin be yaşlı adamları seçiyor elbette bu yaşlı adamlar evli de olabiliyor öyle olduğu zaman da hemen bir seyahat ayarlayarak bu beyefendinin parasını kara dönüştürüyor ne bulunmaz mükemmel bir zeka değil mi (!) ? Üzerine mal mülk yaptırıyor kocasını bırakıp orduya gidiyor siyasi bağlantılar kuruyor ama biz kitap boyunca bu hanımın aşklarını düşürdüğü veya aldırdığı çocukları, üzerine yaptırdığı mal mülkleri okuyoruz bize ne siyasetten be !! Herkes kendine yakışan şekilde Yaşar kimin nasıl yaşadığı da umrumda değil aslında asıl zoruma giden büyük insan Can Yücel’in dediği gibi fakir yapsa namussuz zengin yapınca gönlü zengin uçarı bir hanım oluyor ve bir ilahmışçasına kitaplara yazılıyor ya işte kapitalizmin ahlak konusunda bile sıfatları değiştirdiği bu dünya ve Ayşe Kulin gibi dünyadan bir haber yazar bozuntuları çok kanıma dokunuyor !!
...Peşinden koştuğu gerçek zenginliğin, dış dünyanın görkemli vitrinlerinde değil de insanların iç alemlerinde bulunduğunu öğrenecekti.
Kimseyi kırmamak, üzmemek şartıyla, her şeyi dene. Bir gün çekip giderken, geride ne aklın kalsın, ne de senin yüzünden kırılmış bir yürek.
"Ben boşuna nefes tüketmişim. Sen bari tüketme. Çünkü kimse karşısındakini dinlemiyor, insan doğrularını ve yanlışlarını kendileri bulmak zorundalar."
Ömrümüz güneşin doğuşunu ve batışını göremeden, upuzun taş yığınlarının içinde geçiyor.
Kimseyi kirmamak, uzmemek sartiyla, her seyi dene. Bir gun cekip giderken, geride ne aklin kalsin, ne de senin yuzunden kirilmis bir yurek

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adı: Aylin
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
398
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752890435
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Adı: Aylin
Adı: Aylin
"Aylin Radomisli Cates, 19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları kırılmamıştı. Çorapları bile kaçmamıştı. Kaptıkaçtı tipi arabası, parke taşı döşeli dümdüz avluda, aklın alamayacağı bir nedenle kayarak, dört parmak yüksekliğindeki seti atlamış, meyil aşağı inmiş, ön tekerlekleri yolda, arka tekerlekleri duvara takılı durmuştu. Aylin, arabanın altına çaprazlamasına girmiş, sırtüstü yatıyordu. Üstünde abiye bir gri döpiyes, yakasında yarım ay biçiminde bir elmas broş, parmağında tek taş yüzük vardı. Otopsi raporuna göre, iki gün önce, Salı gecesi ölmüştü."

Türkiye'nin tartışmasız en ünlü kitaplarından biri Adı: Aylin, prenseslikten Amerikan ordusuna uzanan baş döndürücü bir hayatın romanı...

Kitabı okuyanlar 4.292 okur

  • Serap Erol
  • Nihal Demirel
  • Serpil Güngör
  • canan coşkun
  • candan tırtıl
  • Zafer Adıyaman
  • derunem
  • Güllü Demirbag
  • Damla Öncel
  • Zeynep Çetinkaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6
14-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%10.7
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%35.8
45-54 Yaş
%17
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%89.2
Erkek
%10.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.9 (252)
9
%18 (163)
8
%22.1 (200)
7
%14.6 (132)
6
%7.3 (66)
5
%3.3 (30)
4
%1.4 (13)
3
%1 (9)
2
%1 (9)
1
%0.9 (8)

Kitabın sıralamaları