Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her bir tecelli kokusu bir noktaya sığınmış
Ruh emridir tecelligâh hükmü fermanı bizim
Hak dedi ki cümle kula Ehlibeyt'i sev diye
Ehlibeyt'in koruduğu küntü kenzullah bizim
IŞIK
...
"Hak dedi ki cümle kula Ehlibeyt'i sev diye" dizesinde tecelligâh olabilmenin Ehlibeyt'i sevmekle olabileceğini bizlere aktarır. Bu konuda Şûrâ suresi 23. ayetinde "Allah'ın iman edip hayra ve barışa yönelik iyi işler yapanlara müjdelediği, işte budur. De ki: 'Ben, buna karşılık sizden, yakın akrabamı/ Ehlibeyt'imi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum.' Kim bir iyilik/güzellik üretirse onun için, o ürettiğine bir güzellik daha ekleriz. Çünkü Allah Gafûr'dur, çok affeder; Şekûr'dur, iyiliğe karşılık verir/teşekkür eder" buyurulmuştur. "Ehlibeyt'in koruduğu küntü kenzullah bizim" dizesinde Ehlibeyt tarafından korunan, Hakk'ın sırrıdır. Bu sırra "gizli hazine" denilmektedir. Hz. Muhammet, Veda Hutbesi'nde, "Size iki şey bırakıyorum; birisi Allah'ın kitabı, diğeri Ehlibeyt'imdir." Bu iki hazine Hakk'ın sırlarını taşımaktadır. Hakk'ın tecelli ettiği kaynak Ehlibeyt'tir. Hakk'ın emirlerinin Ehlibeyt tarafından korunduğuna ve Işık "biz" diyerek bu emanet ve sırrın sahibi olarak bizlik makamına işaret etmiştir.
s. 213
"Size iki emanet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız takdirde bir daha asla yolunuzu şaşırmazsınız, onlar Allah'ın kitabı ve benim Ehlibeyt'imdir."
s. 321
"Ehlibeyt'im Nuh'un gemisi gibidir; ona binen kurtulur, uzak duran boğulup helâk olur.
Hz. Muhammet
Rahman olan Allah göğü de yükseltti ve tam bir ölçüye dengeyi koydu. Sakın dengeyi bozmayın. Dengeyi titizlikle ve adaletle koruyun, dengeyi bozarak hüsranı hazırlamayın. Allah nurunu tamam edecektir.
Rahman 55
Tuttururlar aşk ile yol sürmeye
Aklı ermez tecelliye ermeye
Gerçeğe ulaşan hiza Hak diye
Söylediğin anda senden uzaktır
IŞIK
"Tuttururlar aşk ile yol sürmeye / Aklı ermez tecelliye ermeye" dizelerinde Hakk'ın varlığını âlemde her an müşahede edemeyenlerin Şeytan'ın yaptığı gibi aşkla yol sürmeye çalıştıklarından bahsedilir. Fakat yol, aşk yolu değil; Hak yoludur. Aşk bir anlamda insanı yoldan alıkoyar. Kelime manası olarak aşk, aşeka kelimesinden gelir. Aşeka ağaca dolanan ve onu kurutan sarmaşık demektir. Aşk; aşkınlıktır, ölçüsüzlüktür. Bir denge hâli yoktur. Hakk'ın emrini yüksek bir feda ile yerine getirmek için duyulan yoğun duygu hâli olarak aşk, olumludur. Aynı zamanda karşı cinse duyulup birlikte yol yürümeye dair bir vazife bilincine dönüşen aşk da olumludur. Lâkin aşk, çoğu zaman kişinin egosunu besleyen bir duygu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple yol içerisinde aşk kavramından ziyade Hakk'ın emri daha uygun olur.