... Nitekim, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, İstiklal Savaşı esnasında, kara günlerin acısı içinde kürsüden bir hatibin okuduğu Namık Kemal'in:
"Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini
Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini"
mısrasına M. Kemal derhâl, sözleri değiştirerek ve bilhassa manada büyük bir değer kazanan ve gayet kesin bir ifade ile âdeta haykırırcasına:
"İşte ben, bu kürsüden, bu Meclisi Âlinin reisi sıfatıyla, hey'eti âliyenizi teşkil eden bütün azanın her biri namına ve bütün milletin namına diyorum ki:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini
Bulunur, kurtaracak bahtı kara mâderini"
dediği, İstiklal Savaşı'mızın tarihine geçmiş bir mısra değil midir?
Bugün dinletmeye yeltenilen musiki yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusal; ince duyguları, düşünceleri anlatan; yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak onları, bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerektir.
ATATÜRK Büyük Millet Meclisi 1934
"Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yapmak sanatı..."
ATATÜRK 1937