Ali Asatekin

Kendinizi bambaşka bir çevrede, farklı imkanlara sahip, farklı bir zamanda yaşayan ve şu ankinden farklı yeteneklere sahip olan biri olarak düşlediniz mi hiç? Afrika’da yiyecek bir lokma yemek bulamayan, 12 çocuğu olan bir ailenin en sonuncusu olduğunuzu hayal edin. Bunun yanında distopik bir gelecekte insanların nüfus yoğunluğundan dolayı belli bir yaşa geldiklerinde öldürüldükleri bir ortamda yaşadığınızı hayal edin. Bizzat siz olarak, tüm özelliklerinizle birlikte böyle bir hayatta yaşıyor olsaydınız hayatınız nasıl olurdu? Böyle bir yaşamda olsaydınız sizi neler bekliyor olurdu? Bu yaşananlar sonucunda nasıl bir insana dönüşürdünüz? Bunları birkaç dakika hayal ettikten sonra şimdiki sıradan hayatınıza dönüp bakın. Bir şekilde eğitim alabilmiş, temiz içme suyu ve temel gıdalara ulaşabilmiş ve hayatta kalma endişesini aşıp daha fazla şeyler öğrenmek için bu özete bakabilmiş kişiler olarak, insanlığın tamamını düşündüğümüzde şanslı yüzde birkaçlık dilimdeki insanlardan biriyiz. Yine de muhtemelen birçoğumuza hayat o kadar şanslı gelmiyor; hatta “Şanslısın!” denildiğinde kimi zaman sinirleniyoruz
Reklam
Yürümek ayakımızı eskitmek değildir, emelimiz varmaktır. Yunus Emre
Tövbe nedir? Dikeni gül etmektir tövbe
Aşk ile yürüyen sırtında dünyayı taşır,aşksız yürüyen beden diye bir ceset taşır
gözlerine baktığım zaman sitare bütün çöllere ay doğuyor