Ali Çelik

Ali Çelik
@Aliii47
Işığa ve ateşe; amin.. sevgiye ve güzele; amin.. aydınlığa ve güneşe; amin… Mêrdîn
Yaşadığımız çağ, anlamsızlık duygusu çağıdır. Bu çağda eğitim sadece bilgi aktarmakla kalmamalı, aynı zamanda vicdanı da geliştirmelidir ki, insanın kulağı o denli duyarlı olsun ve her özgül duruma ait talepleri duyabilsin.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bence Tanrı’ya inanmak ya koşulsuzdur ya da söz konusu olan şey Tanrı inancı değildir.
"Kalbin kendi nedenleri vardır ve bunlara akıl ermez."
“Dini inancı olmayan insan, vicdanını [salt] psikolojik olgu olarak kavrayan insandır; bu olgu karşısında duraksar, çünkü vicdanını hesap vermesi gereken son nokta olarak görür. Ama vicdan hesap vereceğimiz son nokta değil, sondan önceki bir noktadır. Dini inancı olmayan insan anlam arayışı yolunda vicdanın ötesine geçmezse, vicdanın ötesini sorgulamazsa, erken bir noktada durmuş olur. Zirveden önceki noktada durmuş diyebiliriz. Ama neden ilerlememektedir? Bastığı ‘sağlam zemin’den ayrılmak istemediği için; çünkü esas zirve görüş alanı dışındadır, bir sis perdesinin arkasında kalmaktadır ve sisin içine girmeye, bilinmeze dalmaya cesaret edememektedir. Bu cesareti yalnız, dindar insan gösterir. Bir insanın durduğu, diğerinin ise yolun son bölümünü kat etmek üzere yoluna devam ettiği noktada her ikisinin de birbirlerine kin duymadan vedalaşmaları neden mümkün olmasın?”
... "en yalnız" olduğumuz anın, aslında sözüm ona bir yalnızlık olup olmadığı gerçekten de o kadar önemli midir? Aslında önemli olan tek şey, yalnızlığın "en dürüst" anımızı ortaya çıkarması değil midir?