Daha önce delirmenin eşiğinde gezindiğim zamanlar oldu, inkår edemem ama sizden, delidir ne yapsa yeridir falan demeden, bana inanmanızı rica ederim ki gerçek anlamda yalnız kalmak, tam da söylediğim gibi olmalı.
Yalnızlık her zaman size dair bir durum değildir, bazen de sizsiz olma halidir. Ve sadece kendinizi bir yabancı gibi hissedebiliyorsanız mümkündür bu. 
Hayatım boyunca nasıl davrandıysam aynı şekilde yaşamama rağmen kendimi tanımlayamıyor, başkalarının beni gördüğü gibi göremiyor, bedenimi önüme koyup didik didik ederek, onu başkalarının gördüğü gibi görmeye çalışıyordum. Bir aynanın önünde dikildiğimde kendi içimde tutuklu kalmış gibi hissediyor, her hareketim benden bağımsız gerçekleşiyormuşçasına, her davranışımın düşsel ve yapmacık olduğunu varsayıyordum.
Yaşadığımı göremiyordum.
Bu içimdeki yabancıya nasıl katlanacağım? Aynı zamanda "ben" dediğim yabancıya? Onu nasıl görmezden geleceğim? Nasıl bilmezden geleceğim? Nasıl ona mahkům halde yaşayacağım veya onu nasıl içimde taşıyacağım, başkaları dışarıdan gözlerini dikip bakmaktayken?
herkes bir şekilde senin hakkında fikir sahibi iken, yaşadığını nasıl göremezsin ve başkalarının kafasında sen, senin kafandaki halinden çok farklı iken, aynı şekilde başkaları da senin onları gördüğün şekilden farklı olamazlar mı?