- Ne biçim yaşamak bu böyle? Utanmıyor musunuz!... diye haykırabilirdi onlara istese.
Ama içlerinden birisi başını kaldırıp da:
-, Nasıl yaşayalım peki?... - diyecek olsa, verecek cevabı yoktu.
- can kurban, her şeye rağmen insan kalabilene -
Oruspuysam ne çıkar!... Insanlar vardır,
çamurların içinde debelenir durur; ama ipekler içinde yüzenlerden çok daha arı, çok daha temizdir. Siz köpek sürüsünden bin beter erkek sürüsü hakkında düşündüklerimi bir bilsen... bir bilsen nasıl bir kin duyuyorum size!... Kinimden ötürü, susuyorum anlıyor musun... içi bomboş kalırım, türlü yaşama nedenimi yitiririm korkusuyla susuyorum!...
Sadece ve sadece tarafım belli olsun diye ifade ediyorum:ayasofya üzerinde oynanan oyun içerde - ekonomik ve dışarda - özellikle suriyede gırtlağına kadar kötülüğe batmış bir hükümetin, iktidarda kalmak için yurt içinde ve yurt dışında mılyonlarca insanın ekmeğiyle hayatıyla oynanan kötülük dolu bir seçim yatırımıdır sadece.
Bonn'da yüzseksen ülkeden elliyedibin yabancı yaşamakta ve sadece müslümanların açtığı tam 12 cami var. Muslüman olmayan yabancıların da ibadet yerleri var. Almanya'da yaklaşık üçbin ve bütün avrupada ise yaklaşık onbin cami var.
Ne ekersek onu biçeriz.
Zülfü Alimoglu
@Alimoglu
·
"Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun!"
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Daha acısı ise ne bu milletin ne de bu ümmetin kaçırdıkları bu otobüsü bir daha yakalama ihtimali olamamasıdır. Buna, otobüsün içinde yaşayan Avrupadaki müslümanlarda dahildir - bedevi kafalı, çöl kafalı insanlardır bunlar. Dünyanın en gelişmiş en sosyal ülkesinde yaşamak bile pek bir şey ifade etmez bunlar için. Dönüp bir gün olsun sormazlar kendilerine, neden bu ülke bu kadar güzel neden bu ülkede yaşamak bu kadar kolay... Burada da aynı geldikleri ülkelerindeki kafayı taşıyorlar: kadına yaklaşımları, ideoloji mezhep ve milliyet anlayışlarından fazla bir değişikliğe rastlanmaz.
Bu çarpık ahlak anlayışında bir değişiklik olmadıkça ne yüzyıl ne beşyüzyıl ne de binyıl sonra müslümanların halinde bir iyileşme olmayacaktır...